UNUTURSAM FISILDA YORUMLARI TEPKİLER ELEŞTİRİLER – NEREDE ÇEKİLDİ

Yapımını TAFF Pictures’ ın üstlendiği, Çağan Irmak’ın merakla beklenen yeni filmi Unutursam Fısılda vizyonda.  Babam ve Oğlum,Issız Adam, Dedemin İnsanları, ve “Tamam mıyız?” gibi pek çok başarılı yapıma imza atan Çağan Irmak’ın yeni filmi “Unutusam Fısılda”, 70’li yıllardan günümüze uzanan müzik, aşk ve umut dolu bir hikayeyi anlatıyor.

Çekimleri Birgi ve İstanbul’da gerçekleşen “Unutursam Fısılda”, birbirinden başarılı oyuncu yer aldığı kadrosuyla da adından söz ettirmeye hazırlanıyor. Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bürsin’in yanı sıra Işıl Yücesoy ve Hümeyra gibi usta sanatçıların rol aldığı “Unutursam Fısılda”da, Gözde Çığacı, Gürkan Uygun, Gümeç Alpay, Meriç Aral, Reha Özcan, Lale Başar, Hülya Gülşen, Bülent Düzgünoğlu, Jale Aylanç, Evren Duyal ve Köksal Engür de rol alıyor.

AYPERİ SAHNELERİ İÇİN 30 FARKLI DEKOR

Unutursam Fısılda, Çağan Irmak’ın bugüne kadar yapılan en yüksek prodüksiyonlu işi olma özelliğini de taşıyor. İstanbul ve Birgi’de 50’yi aşkın mekanda çekilen “Unutursam Fısılda” filmi, 70’lerden günümüz, günümüzden 70’lere yaptığı geçişlerle izleyiciye muhteşem bir seyir sunacak.

Film için hazırlanan ve Ayperi’nin sahne performanslarını anlatan sahneler için 30 farklı dekor kurulurken, filmde yer alacak olan 3 dakikalık özel sekans için ise 20 farklı kostümle özel klipler hazırlandı.

Ayperi, Tarık ve Erhan’ın şöhret yolculuğunun ana duraklarından olan Unkapanı Plakçılar Çarşısı, en şaşaalı dönemi olan 1970’lere geri döndü. Derin ve titiz bir çalışmayla dönemin dükkanları, afişleri, kıyafetleri ile adeta eski günlerine dönen Unkapanı Plakçılar Çarşısı, bu haliyle sinema seyircisinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

KENAN DOĞULU BESTELEDİ, FARAH SÖYLEDİ

Ünlü müzisyen Kenan Doğulu, “Unutursam Fısılda” filmi için senaryodan yola çıkarak yeni 10 özel şarkı hazırladı. İlk kez bu film için hazırlanan besteler, 70’lerin ruhunu taşıyor. Kenan Doğulu’nun bestelediği şarkılardan 6’sını Ayperi karakterini canlandıran başarılı oyuncu Farah Zeynep Abdullah seslendirdi.

BÜYÜK AŞK, BÜYÜK HAYALLER

Küçük bir kasabada kaderin bir araya getirdiği iki genç… Ayperi ve Tarık. Ayperi’nin en derininde kurduğu hayallerin tam kalbine, İstanbul’a giden yolda büyük bir aşk ve müzik tutkusu onları yalnız bırakmıyor.

Büyülü sahneler, duvarlardaki posterler ve çekmecelerde gizli dergiler arasına sıkışmış, kalbinin en derininde saklanan bir müzik aşkı, Tarık’la birlikte karşısına dikiliyor Ayperi’nin. Aslında tam da karşısında duran ama herkesten saklı hayaller, Tarık’ın besteleri ve Erhan’ın desteğiyle zirveye giden bir yolculuğa dönüşüyor.

Görkemli sahneler, büyük orkestralar, alkışlayan kalabalıklar, müzik dergilerinin kapakları, kazanılan altın plak, her şey artık Ayperi’dir…

Ayperi, Tarık ve Erhan’ın şöhret dolu hayatları, gün geçtikçe hayallerinden uzaklaşmaktadır. Ayperi, günün birinde kendini bir bavulla ayrıldığı kasabasına yine bir bavulla dönerken bulacaktır. Ayperi’nin dönüşü, ablası Hanife ve aslında hayatla olan hesaplaşmasını başlatacaktır.

Müthiş olmuş Çağan, yönetimine, kalemine sağlık (Bugün Gazetesi – Ali Atıf Bir)

Çağan Irmak’ın son filmi “Unutursam Fısılda”sı tam bir Türk sineması (isteyen Türkiye sineması da diyebilir) başyapıtı olmuş. Önceki dokuz filmini düşündüğümde son filmin “zirve” olduğunu düşünüyorum. Filmi izlerken büyük keyif aldım. Çağan Irmak’ın bir senaryoya neler katabileceğini yaşayarak öğrendim. Bu nedenle filme başka bir gözle baktığımı da söyleyebilirim.

Yaklaşık bir yıldır televizyonlarda DASK’ın “Kime misafir olacaksınız” konseptli dört ayrı filmi yayınlanıyor. Bu projenin stratejik/araştırma danışmanlığını yaptım ve uygulamada İlancılık reklam ajansı yaratıcı strateji oluşturdu. Senaryoları yazdı. Filmlerin yönetmenliğini de Çağan Irmak yaptı.
Onunla yaptığımız ön yapım toplantılarındaki ve daha sonraki aşmalardaki yorumlarına ve ortaya çıkan işe baktığımda Çağan Irmak’ın bir senaryoya “duygu yaratmak” adına neler katabileceğini artık yakından biliyorum. Müziği bir duygulandırma “enstrümanı” olarak kullanması ise onun yönetmenlik kimliğinin parçası oldu.

“Unutursam Fısılda”da her şeyden önce “öykü” çok güzel. Bir kasabada yaşayan Hatice’nin kaymakamın oğlu Tarık’a âşık olup, onunla birlikte şarkı söylemek için İstanbul’a kaçışı ve ünlü şarkıcı Ayperi oluşunun öyküsü…

Öykü’deki zıtlık şu: Ayperi “hayallerinin peşinden İstanbul’a” gitme cesaretini gösteren biriyken ablası Hanife o cesareti bulamayıp kasabada hayatını sürdüren biri. Ayperi İstanbul’a giderken biraz da ablasının omuzlarına basıp yükselmiş. İki kardeş yıllarca bu yüzden görüşmemişler. Film Ayperi’nin ileri yaşlarda hastalığı nedeniyle abla ocağına geri dönüşüyle başlıyor.

Çağan Irmak yetmişlerin müzik piyasasını, yaşam biçimini, medya ortamını, halkla ilişkiler çabalarını “geri dönüşleri” başarılı bir kurguyla uygulayarak şahane resmetmiş. Karakterler geçişken ve diyalogları ise zayıf bulmak sanırım bu konulardan hiç anlamamak ya da zorlamayla filmde hata bulmaya çalışmak demek. Oysa hem karakter geçişleri çok eğlenceli hem de diyaloglar çok ustalıkla yazılmış…

Filmin geneline çok dozunda bir “hüzün” hakim olsa da zaman zaman ortaya çıkan mizah hiç yadırganmıyor, aksine hüznü mizaha dolayıp melodramik bir duygu yaratıyor.

Kostümler, dekor, renkler çok canlı… Kenan Doğulu tarafından uyarlanan müzikler ise filmin geçirmek istediği duyguya paralel olarak yürüyor.
Oyunculuklara gelirsek. Ayperi rolündeki Farah Zeynep Abdullah kesinlikle favorim. Rolünün hakkını vermiş. Gelecekteki iyi oyunlarının da müjdecisi olmuş. İkinci oyuncum Hanife rolündeki Işıl Yücesoy. Büyük oyunculuk sergilemiş. Hatice (Ayperi) rolünde Hümeyra hatasız, göze batmayan bir oyunculuk sergilemiş. Erhan rolündeki Kerem Bursin’in de oyunculuğu batmıyor. Filmdeki tek hata Mehmet Günsür. Günsür’e kötü oynamış demek ona haksızlık etmek olur. O role gitmemiş. Biraz “yaşlı” kalmış. Filmde yadırgadığım tek oyuncu oydu. Ama filmden aldığım keyfi de etkilemedi.

Filmde beni etkileyen bölümlerden biri yaşlılık döneminde Hatice’nin Hanife’nin yüzüne isyan ettiği bölüm. Filmin bu sahnesine kadar Hanife’ye acıyor, hatta Hatice’yi biraz suçlu buluyorsunuz. Bu konuşmadan sonra ise birden ikna oluyor ve bu kez Hanife’nin “kendi edip kendi bulduğunu” düşünüyorsunuz. İletişim fakültelerinde ikna derslerinde bu bölümün, bu konuşmanın mutlaka örnek olarak gösterilmesi gerekiyor. Nitekim Hanife bu noktadan sonra içindeki “kardeş sevgisini” açık açık gösteriyor bize.

Çağan Irmak’ın sanatına şapka çıkarmak istiyorsanız bu filme mutlaka gidin. Hele de kardeşiniz varsa ya da kardeş sevgisine hasretseniz. “Gişe filmi”nin de “sanat ve sanatçı” filmi olabileceğini bize çok güzel bir şekilde kanıtlıyor Çağan Irmak…

Not: Film içinde üç ürün yerleştirme saptadım. Hepsi de mükemmel, filmin doğallığını bozmayan yerleştirmelerdi. Cem Yılmaz’a duyurulur…

Çekirgelik

“Harcarken eğlendiğiniz zaman harcanmış değildir.” John Lennon

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir