Türk resim sanatının Ürdün’lü prensesi Fahrelnisa Zeyd

Dubai’de yapılan müzayedede rekor bir fiyatla eseri satılan Türk ressam Fahrelnisa Zeyd, aynı zamanda ‘Halikarnas Balıkçısı’ adı ile tanınan ünlü hikaye yazarı Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın akrabası…

Sonbaharın ilk günlerinde başlayan müzayedeler, kış mevsiminin ilk günlerinde hareketlenmeye başladı. Özellikle uluslararası sanat piyasasından sık sık rekor fiyatlara satılan sanat eserleri haberleri geliyor. Geçen hafta içinde Dubai’de düzenlenen bir müzayede de yeni bir rekora ev sahipliği yaptı. Daha çok yabancı ressamlarla anılan rekorların öznesi bu defa bir Türk ressam; Fahrelnisa Zeyd’di.Fahrelnisa Zeyd’in 2,1-5,5 metre büyüklüğündeki, 1962 tarihli “Break of the Atom and Vegetal Life” (Atom ve Bitkisel Yaşam Arasında), tablosu 2 milyon 741 bin dolara (yaklaşık 5 milyon 450 bin TL) alıcı buldu. İstinye Park’ın sahibi ve koleksiyoner Zafer Yıldırım tablonun yeni sahibiydi. Eser Fahrelnisa Zeyd’in oğlu Ra’ad bin Zeyd’in koleksiyonundan çıkmıştı.OSMANLI BiR AİLEDEN GELiYOR

1991’de doksan yaşında hayata veda eden Fahrelnisa Zeyd, Türk resminin en önemli, en özgün isimlerindendi. Yaptığı resimler yurtdışında yabancı ressamlar tarafından dikkate alındı ve taklit edildi ki bu Türkiyeli bir sanatçı için ilkti. Ancak Fahrelnisa’yı önemli kılan sadece ressamlığı değildi.

Fahrelnisa Zeyd, önemli bir Osmanlı ailesinin, Şakir Paşaların bir ferdiydi. Bu ailenin fertleri arasında Halikarnas Balıkçısı Cevad Şakir Kabaağaçlı, Aliye Berger, Füreya Koral, Nejat Devrim ve Şirin Devrim gibi sanatçılar bulunuyordu. Fahrelnisa Zeydi, kendi ailesi kadar önemli bir başka aileye, Ürdün Kraliyet Ailesi’ne gelin gitmişti ve prenses unvanını taşıyordu.

OĞLU RESSAM, KIZI TiYATROCU

Fahrelnisa Zeyd, 1901 yılında İstanbul’da babasının Büyükada’daki köşkünde dünyaya geldi. Babası Kabaağaçlızade Mehmet Şakir Paşa, amcası II. Abdülhamid’in sadrazamlarından Cevad Paşa’ydı. Annesi ise Giritli Sare İsmet Hanım’dı. Cevad Şakir, Hakkiye, Ayşe, Suad ve Aliye isimli kardeşleri bulunan Fahrelnisa 14 yaşında resme başlamıştı.

İstanbul’un işgal yıllarında Sanayi-i Nefise’ye kaydolan Fahrelnisa Zeyd, okulun ilk kadın öğrencileri arasında yer alıyordu. Hayatı boyunca iki defa evlenen Fahrelnisa Zeyd, ilk evliliğini yazar İzzet Melih Devrim ile yapmıştı. Fecr-i Ati ekolüne mensup İzzet Melih Devrim, yazar ve şairliği dışında, iş hayatında kazandığı başarılarla tanınıyordu.

İzzet Melih Devrim, o tarihlerde İstanbul sosyetesinin en meşhur isimlerindendi. Fahrelnisa Zeyd eşiyle birlikte çeşitli Avrupa şehirlerini gezmiş, burada yazar ve entelektüellerle tanışma fırsatı bulmuştu.

Fahrelnisa Zeyd’in bu evlilikten iki çocuğu oldu; Nejat ve Şirin. Türkiye daha sonra bu çocuklardan Nejat Devrim’i ressam, Şirin Devrim’i ise tiyatrocu olarak tanıyacaktı. Resim öğrenimini Paris’te Ranson Akademisi Stalbach Atölyesi’nde ve Türkiye‘de ise Sanayi-i Nefise’nin Namık İsmail atölyesinde sürdürdü.

iKiNCi EŞi ŞERiF HÜSEYiN’iN OĞLU

İkinci evliliğini 1934 yılında, Emir Zeyd ile yaptı. Zeyd’den Ra’ad adını verdikleri bir oğlu dünyaya geldi. Fahrelnisa Zeyd, henüz İzzet Melih Devrim’den ayrılmadan önce Emir Zeyd ile tanışmış, aralarında ilişki başlamıştı. Daha sonra Fahrelnisa eşinden boşanıp Emir Zeyd ile evlenmişti.

Diplomat olarak Ankara’da görev yapan Emir Zeyd, Türkler’in yakından tanıdığı bir ismin, Hicaz Emiri Şerif Hüseyin’in oğluydu. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlılar’a karşı savaşmak üzere İngilizler’le anlaşan Şerif Hüseyin’in çocukları savaş bittiğinde Ortadoğu’nun yeni kralları olmuşlardı. Şerif Hüseyin’in bir oğlu Irak’ın, diğeri ise Ürdün’ün başına geçmişti. Diğer oğlu ise Türkiye’de diplomat olan Emir Zeyd’di.

AĞABEYİ BABASINI ÖLDÜRDÜ

n “Prenses” unvanıyla dünyaya veda eden Fahrelnisa Zeyd’in hayatı inişler-çıkışlar ve trajedilerle doluydu. Fahrelnisa, çocukluktan çıkıp genç kızlığa adım attığı dönemde, 1914 yılında babası Şakir Paşa’yı kaybetti.

Afyonkarahisar’daki çiftliğine giden Şakir Paşa, gece tartıştığı büyük oğlu Cevad Şakir tarafından vurulup öldürülmüştü. O günlerin Türkiye’sinde bu ölüm büyük sansasyon meydana getirmişti. Aile bu ölümle birlikte hem reisini hem de evin büyük oğlunu kaybetmişti. Cevad Şakir, Robert Koleji bitirmiş, Oxford Üniversitesi’nde ve Roma’da Güzel Sanatlar Akademisi’nde ders almıştı.

KABAAĞAÇLI SOYADINI ALDI

İyi eğitimli bir isimdi. Cevad Şakir, babasını öldürdüğü için 1921 yılına kadar hapis yatmıştı. 1924 yılında ise yazdığı yazılardan dolayı İstiklal Mahkemesi’nde yargılandı üç yıl “kalebendlik” cezasıyla Bodrum’a sürgüne gönderildi.

Bu sürgün edebiyata Halikarnas Balıkçısı’nı kazandırdı. Cevad Şakir cezası bittikten sonra da İstanbul’a dönmedi ve Bodrum’da yaşamaya devam etti. Halikarnas Balıkçısı mahlasıyla yazılar ve kitaplar yazdı. Soyadı Kanunu kabul edildikten sonra Cevad Şakir, Kabaağaçlı soyadını aldı. Halikarnas Balıkçısı, Bodrum’da yaşadığı yıllarda Anadolu’nun antik tarihine merak sarmış, mitolojiyle ilgilenmiş, Homeros’un yapıtlarını incelemişti.

EŞİNİN AİLESİNİ KATLETTİLER

Fahrelnisa Zeyd, yaşamındaki ikinci büyük darbeyi eşi Emir Zeyd ile evliyken almıştı. Irak’ta General Kasım yönetimi kanlı bir darbe ile devirmişti. Emir Zeyd’in yeğeni Irak Kralı Faysal, Türkiye’ye gelmek üzereyken Irak’ta asker yönetime el koymuştu. Faysal, Kral Naibi Emir Abdülillah ve kraliyet ailesi darbe sırasında katledilmişti.

Emir Zeyd o sırada Irak Krallığı’nın Londra Büyükelçisi’ydi. O sırada Bağdat’ta olmadığı için, ailesiyle birlikte mutlak bir ölümden kurtulmuştu. Ancak Emir Zeyd, Londra’da bir anda her şeyini kaybetmiş bir adam olarak ailesiyle birlikte ortada kalmıştı.

İşte bu sırada Emir Zeyd’in yardımına Ürdün Kralı Hüseyin koştu. Emir Zeyd ve ailesini Ürdün’e davet etti. Fahrelnisa Zeyd yaşananlardan dolayı bunalıma girmiş, resim yapmayı bile bırakmıştı. Ancak birkaç yıl sonra tuvalinin başına geri dönebildi.

Rıfai Dergâhı’na bağlı anne

Fahrelnisa Zeyd, Şakir Paşa ailesinin beşinci çocuğuydu. Altıncı çocuk ise Aliye Berger’di. Berger de ablası gibi sanatçı ruhu taşıyordu. İlerleyen yıllarda resimle uğraştı. Ancak Berger’in adını bugüne taşıyan yapmış olduğu gravürlerdi.

Aliye Berger eserleriyle Türkiye’nin en önemli gravür sanatçıları arasında yer aldı. Ünlü seramik sanatçısı Füreya Koral ise Fahrelnisa Zeyd’in ablası Hakkiye Koral’ın kızıydı. Hayatı Ayşe Kulin’in “Füreya” romanına konu olan Koral, yaşadığı ağır bir hastalığın ardından seramikle uğraşmaya başlamıştı.

BATILI HAYAT TARZINI BENİMSEDİ

Kısa sürede seramikte büyük başarı gösteren Füreya Koral yapmış olduğu pano ve figüratif eserlerle pek çok sergi açmıştı. Koral, uzun bir dönem yazar Altemur Kılıç’ın babası ve İstiklal Mahkemesi üyelerinden “Kılıç Ali” ile evli kalmıştı.

Fahrelnisa Zeyd’in ailesi alafranga yani “Batılı” bir hayat tarzını benimsemişti. Ancak anne Sare İsmet, Rıfai Dergâhı’na yani Kenan er-Rıfai’ye bağlıydı. Bu bağlılık anne vefat ettiğinde ortaya çıkmış, Sare İsmet’in cenazesini dergâh mensupları yıkamıştı. Daha sonra bu ilişki ailenin sanatçı olmayan fertlerinden Ayşe Erner üzerinden sürmüştü.

AMMAN’DA VEFAT ETTİ

Fahrelnisa Zeyd, diplomat olan eşinin görevi nedeniyle bir süre sonra Türkiye’den ayrılmış, resim kariyerini Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde sürdürmüştü. İlk kişisel sergisini 1944 yılında İstanbul’da kendi evinde açtı. Bu ilk sergiyi Paris, Londra, New York ve Brüksel gibi kentlerde açtığı onlarca sergi izlemişti.

Fahrelnisa Zeyd, eşini 1970 yılında kaybetti. 1976 yılında ise oğlu Ra’ad’ın yaşadığı Ürdün’ün başkenti Amman’a yerleşti. Bu kentte kendi adıyla anılan bir sanat enstitüsü kurdu. Eserlerini son olarak 1988’de İstanbul’da, 1990’da Fransa ve Almanya’da sergiledi.

5 Eylül 1991’de hayatını kaybeden Zeyd Amman’da El Rağdan Sarayı Kraliyet Mezarlığı’na defnedildi. Fahrelnisa Zeyd’i Türk sanatseverlere tanıtan ise ünlü küratör Altan Marçelli olmuştu.

ALBÜM / TUNCAY OPÇİN – BUGÜN GAZETESİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir