RILKE VE NIETZSCHE HAYRANI: FAHRÜNİSSA…

YENİ ÇIKANLAR – Fahrelnissa Zeid’in kapsamlı koleksiyonuna sahip olan İstanbul Modern, sanatçının yapıtlarından oluşan bir seçkiye Kısa Süreli Sergiler Alanı’nda 30 Temmuz 2017 tarihine kadar yer veriyor. Peki kimdir Fahrelnissa Zeid? İşte bu sorunun yanıtı…

Ömür Bayramoğlu  omurbayramoglu@gmail.com

Bir dönem Abdülhamid’in sadrazamlığını yapmış olan Cevat Paşa’nın kardeşi, asker, diplomat, fotoğrafçı ve tarihçi, edebiyat düşkünü, dönemin entelektüellerinden Şakir Paşa ile Giritli Sare İsmet Hanım’ın kızı olan Fahrelnissa Zeid, 20. yüzyılın hemen başında, 1901 yılında, İstanbul Büyükada’da dünyaya gelir. O sıralarda, Osmanlı İmparatorluğu oldukça zor günler yaşamakta, bir yandan bağımsızlık savaşları sürerken, diğer yandan Abdülhamid döneminin baskıcı iktidarı her yerde hissedilmektedir.

Fahrelnissa Zeid, Halikarnas Balıkçısı yazar Cevat Şakir Kabaağaçlı ve ressam Aliye Berger’in kardeşi, seramik sanatçısı Füreya Koral’ın teyzesidir. Yazar İzzet Devrim ile evliliğinden olan çocukları ise ressam Nejad Devrim ve yönetmen, tiyatro sanatçısı Şirin Devrim’dir.

Kabaağaçlı ailesi, çocuklarının resim ve müzikle olan bağını, özel dersler aracılığıyla da sürdürür. Edebiyat, müzik ve resim, Şakir Paşa Ailesi’nin neredeyse tüm bireyleri için vazgeçilmez bir uğraştır. Zeid, resme 4 yaşında ağabeyi Cevat Şakir’e öykünerek başlar.

–Ağabeyi resim defterinden bir yaprak koparır, bir de kalem verir Nisa’ya, içinden ne geliyorsa çizmesini söyler. O gün oturma odasındaki neredeyse her şeyin resmini çizer.”Aferin Nisa, cesur kalem vuruşlarına bayıldım. Hele yaşına göre insana hayret veren bir görüş ölçün var. Yeteneklisin yavrum, her zaman yanında defter, kalem bulundur, hoşuna giden şeyleri durmadan çiz.” diyerek yüreklendirir onu ağabeyi Cevat-

18 yaşında, Sultan V. Mehmed Reşad’ın kurduğu İnas Sanayi-i Nefise Mekteb-i  Âlisi’ne girer. Daha sonra Paris’te Ranson Akademisi’nde Stalbach ve Bissiere’nin yanında; 1929-30 yıllarında da İstanbul’da Namık İsmail’in yanında resim derslerine devam eder.  1920 yılında, dönemin entelektüellerinden, romancı ve Reji İdaresi Umum Müdürü İzzet Melih Devrim ile evlenir. 1921’de ilk çocukları Faruk, 1923’de Nejad doğar. Faruk 1924’de vefat eder. Bu olaydan derinden etkilenen Fahrelnissa acısını hafifletmek için eşi ile birlikte Avrupa seyahatine çıkar. Değişik Avrupa kentlerine yaptığı gezilerde, Avrupa sanatını, sanatçılarını yakından tanıma olanağı bulur. En sevdiği sanatçının Brugel olduğunu keşfeder. 1926’da kızı Şirin Devrim’i dünyaya getirir. 1928’de Latin harflerinin kabulüyle ilgili Dolmabahçe Sarayı’nın Muayede Salonu’nda yapılan konferasta Atatürk’ün yanında oturur. Türkçe’nin seslendirmesi konusunda hangi harflerin kullanılacağının bütün gece süren tartışmalarının sonucunda sabaha karşı Atatürk’ün yeni Türk harfleriyle yazdığı ilk kelime “Fahrünissa” olur.

1934 yılında eşinden ayrılıp, Irak’ın Ankara elçisi Emir Zeid ile evlenir ve yeni görev yerleri olan Almanya’ya taşınırlar. Rilke ve Nietzche’ye hayran olur. 1936’da oğlu Raad doğar. 1942 yılında D Grubu’na ve sergilerine katılır. İlk kişisel sergisini 1944’de Maçka’daki evinde açar. 1946’da uzun yıllar yaşayacakları Londra’ya yerleşirler. 1947’de Londra’da St. George Galerisi’nde o kentteki ilk sergisini açar. Bu sergiyi Kraliçe Elizabeth’de gezer.

1947’de yaptığı “Soyuta Karşı Mücadele” adlı tablo sanatçının kariyerindeki yeni bir gelişmenin habercisi olan önemli bir resimdir. Bu resimde sanatçı ne tam anlamıyla soyut ne de tam anlamıyla figüratiftir, bir anlamda soyutla figüratifin mücadelesidir. Paris, Londra, New York, Brüksel ve daha birçok şehirde yapıtlarını sergiler.  

Eşi Emir Zeid’in 1970 yılındaki ölümü Fahrelnisa üzerinde derin bir iz bırakır. Portreler çizmeye başlar. Portre yapmak Fahrelnissa için yalnızlıktan kurtulmanın bir başka yoludur. 1976’da Amman’a yerleşir. 1991’de Amman’da 90 yaşında vefat eder ve oraya defnedilir.

Zeid, döneminin diğer birçok Türk sanatçısından farklı olarak resmin ideolojik yanı ile hiç ilgilenmemiş dünya siyasetinin hep içinde olduğu, tarihsel dönüşümlere tanıklık  ettiği, Doğu ve Batı dünyasında gerçek gelgitler yaşadığı halde özgünlüğünü korumuştur. Aynı zaman dilimini, değişik sanatçılarla paylaşmış, onlardan etkilenmiş, onları etkilemiş, benzer tartışmalara, modalara değişik sanatsal yanıtlar vermiştir. Zeid,  Batı modernizmini Doğu lirizmi ile birleştiren ender sanatçılardandır. Zeid’in sanat pratiği; minyatür kurgusuna uygun şekilde inşa edilmiş figürlü kompozisyonlarıyla erken dönem, vitray yüzeylerini anımsatan geometrik ve serbest soyutlamacı çalışmalarıyla olgunluk dönemi ve çoğunlukla portrelerden oluşan ve psikolojik anlatının ön plana çıktığı geç dönem olarak sınıflandırılabilir.

Fahrelnissa Zeid’in kapsamlı koleksiyonuna  sahip olan İstanbul Modern, sanatçının yapıtlarından oluşan bir seçkiye Kısa Süreli Sergiler Alanı’nda 30 Temmuz 2017 tarihine kadar yer veriyor. Zeid’in Tate Modern, Londra’da 13 Haziran-8 Ekim tarihleri arasında  gösterimde olan retrospektifi daha sonra Beyrut’ta sanatseverlerle buluşacak. Tate Modern’deki sergiye koleksiyonundan sekiz parçayı ödünç veren İstanbul Modern yine koleksiyonundan oluşturduğu bir seçkiyi müze ziyaretçileriyle buluşturuyor. Sanatçının ustalaştığı soyut geometrik kompozisyonlar, Bizans-İslam-Batı sanatına referansların yer aldığı ve kendine özgü kullandığı renk paletiyle birleşen dışavurumcu resimler, bu vesileyle yıllar sonra tekrar İstanbul Modern’de sergileniyor.  

Ömür Bayramoğlu hakkında

Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji Bölümünden 1997 yılında mezun olan Ömür Bayramoğlu on altı yıl boyunca yerli ve yabancı sanatçılardan oluşan yüze yakın resim ve heykel sergisinde görsel sanatlar yönetmeni olarak çalıştı. Üç yıldır görsel sanatlardan kopmadan edebiyatla de ilgilenip hikayeler ve romanlar üzerine çalışmalarını sürdürüyor.

Ömür Bayramoğlu tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir