Memleket kitapçısından manzaralar

YENİ ÇIKANLAR – Bir günlük faaliyetlerimizin tümüne değinen bir kitap duvarı karşımdaki. Kitapların sayısal dağılımından sıralamasına kadar her gün akşam haberlerinde, telefon ekranlarında, sosyal medya uygulamalarında gördüğümüz memleketin insan manzarasının bir ışığı.

A. Hıdır Eligüzel – hidireliguzel@gmail.com

Hafta sonu uzun zamandır aklımda olan ama sürekli unutuverdiğim dergiyi çarşıdaki kitapçıyı görünce anımsadım. Kısa bir tereddütten sonra karşıya geçip kitabevine girdim. Türkiye’de on şubesi olan bir kitabevi burası ve aynı zamanda iyi kitaplar yayımlayan bir yayınevi. Böylesi kitabevlerini sevmişimdir hep. Dergisi olan şairleri anımsatmıştır bana…

Dergilerin olduğu raflara doğru yürüdüm ve şiir dergilerinin yerini tespit etmeye çalıştım. Ancak, eğilip dergilerin arkalarını karıştırmak zorunda kaldım. Çünkü önlerde olabildiğince renkli fotoğraflarla dolu dergiler saf tutuyordu. Zar zor ucu gözüken dergilerin adlarına bakmak için öndekileri sağa sola iteledim. Bir kaç kez dergi reyonunu baştan sona uzaktan gözlerimle taradım ama aradığım dergiyi bulamadım.

Kitabevinin içine göz atmayı düşünürken, karşımda o muazzam tabloyu gördüm. Kitabevinin Çok Satanlar bölümünü gördüğümde ilkin aldırış etmeden Yeni Çıkanlar kısmına göz gezdirmiş, kimi notlar almış ayrılıyorken Çok Satanlar rafına uzaktan bir kez daha bakınca halimizi ne güzel yansıttığını düşündüm. Kırk kitaplı bu sergiden Türkiye’nin 2016 yılı haline dair çıkarımlar yapmak mümkündür. Sıralı raftaki yedi kitabın yazarının tek kişi olduğunu ve yeni tutuklandığını[i]; diğer bir yazarın[ii] ömrünün büyük bir kısmını hapishanede geçirdiğini ve öldürülme tehlikesine karşın yaşamak için yurtdışına kaçarken kaçakçısı tarafından öldürüldüğünü anımsadım. Listenin ilk dördünde bulunan kitabın yazarının[iii] Ankara’da bir suikastle öldürüldüğünü, diğer bir yazarın devlet içindeki yapılanmaları aktardığı önceki kitabından dolayı yıllarca memuru olduğu devlet tarafından hapishaneye atıldığını, sonra hikayenin akışında salıverildiğini telefondan doğruladım.

coksatanlar1

Bugünlerde de tutuklamalar, ölümler, suikastler, bombalamalar arasında geçen günlerimiz güneşle başlayıp ay ile bitiyor. Yaşayanların ve ölülerin öyküleri birbirini takip ediyor. Bunca yılgınlığın, karanlığın, kötülüğün içinde aşk herkesi lazer kalkanları gibi koruyor olsa gerek ki ikisi listenin tepesinde duran dört aşk romanı bulunuyor karşımdaki kitaplıkta. Aşk kitaplarından biri de listeye son sıradan bilerek girmiş ve aşk ile başlayan kitap listesi yine bir aşk kitabıyla bitiyor. Aşk parantezinde Türkiye’yi kaygısız ve sosyal medya fotoğrafları eşliğinde okuyoruz. Aşk, savunmasız evlatlarını koruyan, iyiye kavuşmak için kötülükler dahi yapabilecek, kendini feda etmekten çekinmeyen bir baba misali kitaplığı sarıp sarmalamaktadır. Arama motoruna kurduğum alarm sistemiyle fark ettiğim yeni bir filmi izlemeye gittiğimde filmin çevirisi karşısında ne diyeceğimi bilememiştim. Orijinal adı Equals [iv] olan film Türkiye izleyicisine Aşk Uğruna olarak afişlenmişti. Eşitliğe ne kadar da yakın durduğumuza, onu nasıl algıladığımıza güzel bir işaret gibi sinema duvarında asılıdır afişi. Ama sakın kimse paniklemesin, çünkü, aşk ve ölümlerle dizili listeyle baş etmeye çalışan bizlerin yaşayacağı duygu bozuklukları için listede beş tane de kişisel gelişim, terapi ve psikoloji kitabı bulunuyor.

Yıllarca göğüs kafesindeki kemikleri sayılabilecek kadar zayıf siyahî çocuklarla resmedilen gıda krizi Türkiye’yi de etkisine aldı[v]. Elbette ki gıda meselesi artık sadece ölmemek için beslenen dünyadaki milyonlarca insanın değil, her porsiyonunu israf edenlerin de derdi olmuş durumda. Neyi neyle yiyeceğine karar veremeyen, rafine zevklerin peşinden koşanlar için de listede kitaplar bulunuyor. Yaz bitiyor olsa da ideal kiloya, yapılı dış görüntüye nasıl sahip olunacağını anlatan kitaplar raftaki özel yerlerini koruyorlar. Böylece yiyip içerek iç organları, doğru egzersiz hareketleriyle dış görüntüyü yoluna koymuş oluyoruz. Küba’da kansere karşı aşı çalışmaları olumlu sonuçlar verirken, ilacın en fazla 1 $ fiyata satılmasında doktorlar ısrarcı[vi]. Kitaplıkta kanser vakaları olmasa da organları tanıtan dört kitap sağlık ve biyoloji konusunda da araştıran bir kitleye doğru hızla ilerlediğimizin en güçlü kanıtı.

Beyaz kapaklı bir kitap da çok satanlara göz kırparcasına hemen yan rafta duruyor. Yazarına [vii] geçen gün bir yandan büyük konuşmalarla, alkışlarla ve sloganlarla bir yandan da küfürler eşliğinde cenaze töreni gerçekleştirildi. Gelecek hafta listeye sıkı bir giriş yapacağına eminim.

Bir günlük faaliyetlerimizin tümüne değinen bir kitap duvarı karşımdaki. Kitapların sayısal dağılımından sıralamasına kadar her gün akşam haberlerinde, telefon ekranlarında, sosyal medya uygulamalarında gördüğümüz memleketin insan manzarasının bir ışığı. Caddenin sonun kadar sağlı sollu şekilde, hatta bodrum katlarını, ara sokakları işgal eden alışveriş dükkanlarına, büyük mağazalara, kafelere karşın tek bir kitapçının olması okumayanların da nerelerde vakit harcadığının işareti gibi şehre yansıyor.

Dergimi gölgelerin arasından buluyorum sonunda. Ayak üstü bir şiiri bitiriyorum.

İşte o çok satan kitaplar listesi:

  1. Sputnik Sevgilim- Haruki Murakami (Doğan Kitap)
  2. Ela Gözlü Pars Celile- Osman Balcıgl (Destek Yayınevi)
  3. Hayvanlardan Tanrılara Sapiens- Yuval Noah Harari (Kolektif Kitap)
  4. Köstebek- Necip Hablemitoğlu (Pozitif Yayınları)
  5. Mucizevi Mandarin- Aslı Erdoğan (Everest Yayınları)
  6. Kabuk Adam- Aslı Erdoğan (Everest Yayınları)
  7. Kırmızı Pelerinli Kent- Aslı Erdoğan (Everest Yayınları)
  8. Havva’nın Üç Kızı- Elif Şafak (Doğan Kitap)
  9. Duygusal Beyin: Bağırsak – Hüseyin Nazlıkul (Destek Yayınevi)
  10. Büyüleyici Bağırsak- Giulia Enders (Büyükada Yayıncılık)
  11. Bir Delinin Güncesi- Aslı Erdoğan (Everest Yayınları)
  12. Taş Bina ve Diğerleri- Aslı Erdoğan (Everest Yayınları)

****

[i] Aslı Erdoğan, yayın danışma kurulu üyesi olduğu Özgür Gündem gazetesine yönelik soruşturma kapsamında 19.8.2016 tarihinde tutuklanmıştır.

[ii] Sabahattin Ali kült romanı Kürk Mantolu Madonna ile listede. Kitap 2016 Ağustos’unda 81. baskısını yaparken Mayıs 2016’da Penguin Modern Klasikler serisi altında İngilizce basıldı. Yayın haklarını Ay Yapım’ın aldığı kitabın yakın zamanda filme aktarılacağı duyuruldu.

[iii] Necip Hablemitoğlu 18 Aralık 2002 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen suikast sonucu hayatını kaybetmiştir.

[iv] Equals- Aşk Uğruna :Başrollerinde Kristen Stewart ve Nicholas Hault’un yer aldığı bilim kurgu filmi Aşk Uğruna’nın yönetmen koltuğunda Like Crazy’den tanıdığımız Drake Doremus oturuyor.Gelecekte duyguların bir çok hastalığı ve felaketin kökünü kazıdığı gibi insanlar duygu namına bir şey hissetmeden Robot misali huzur içinde hayatlarını sürdürmektedir. Bu zaman dilimi içerisinde önceden keşfedilmemiş bir hastalık türü S.O.S Silas adında genç bir adına bulaşır ve böylece Silas, hastalık sayesinde duygularını hissetmeye başlar. Ve geçen zaman içerisinde Nia’ adında güzel bir kadına aşık olur. Nia da aynı hastalıktan muzdariptir ve bu sayede bir birlerine yasak olmasına rağmen delicesine aşık olurlar, ancak ikili aşklarını gizlemek zorunda oldukları için gözlerden uzak olarak her fırsatta aşklarını yaşamaya hız kesmeden devam ederler, fakat bir süre sonra hastalığın ilacı araştırmalar sonucu elde edilmiştir. Buna karşılık Silas ile Nia, duygularını ve birbirlerini kaybetmemek için her şeyi göze almaya hazırdır.

[v] Olcay Büyüktaş’ın Cumhuriyet Gazetesi’nin 15 Eylül 2016 tarihindeki Çiftçi-Sen Başkanı Abdullah Aysu’nun görüşlerini de yansıttığı haberde Türkiye’nin 58 Milyar Dolarını tarım ve hayvansal gıdanın ithalatına ödediği ortaya çıktı.

[vi] Kübalı doktorların ürettikleri kimi aşıların kanser tedavisinde daha olumlu sonuçlar verdiği ortaya çıkmıştır. Doktorların ilacın en yüksek 1$ tutarında olması öngörülüyor. İlgili haberi Habertürk Gazetesi yazarlarından Neva Çiftçioğlu Barnes gerçekleştirmiştir.

[vii] Tam da yazıya son noktayı koyduğum günde Tarık Akan’ın ölümü Anne Kafamda Bir Var’ı okuyucular için fark edilebilir kılacaktır.

Hıdır Eligüzel hakkında

Varto'da doğdu. Çocukluğunu İzmir'de geçirdi. Şimdilerde ise İstanbul'da yaşamını devam ettiriyor. Siyaset ve sosyal bilim temelli lisans eğitimine; felsefe, sosyoloji ve sanat ağırlıklı okumalar, çalışmalar eşlik ediyor. Farklı mecralarda şiir, kültür -sanat ve politika metinleri yazıyor.

Hıdır Eligüzel tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir