Kemal Varol’dan öykü kitabı: Sahiden Hikâye

YENİ ÇIKANLAR – Son dönem Türkçe romanın en önemli yazarlarından Kemal Varol, Sahiden Hikâye’de bu kez öykülerini okurların beğenisine sunuyor. İletişim Yayınları tarafından yayımlanan bu kitabında Varol, daha önce her biri büyük bir beğeniyle okunan Jar, Haw ve Ucunda Ölüm Var romanlarında da karşılaştığımız Arkanya’nın sokaklarında kahramanlarını gezdiriyor. Yoksulluk, ölüm, aşk, mizah, oyun…

Kemal Varol okurlarının Jar’dan ve Haw’dan bildiği, Ucunda Ölüm Var’da da bir ara uğradıkları hayalî Arkanya’nın sokaklarında geziyoruz bu hikâyelerde. Çocukça heveslerin her yaştan yoksunluklara, naif bir kalenderliğin bileyli bir mücadele azmine, hüzün ve acıların inatçı bir yaşam sevincine dolanması gibi hikâyeler de birbirine dolanıyor. Mizah ölümle, aşk oyunla…

“Kendimizi avutalım, yarın öbür gün başımız önümüze düşmesin diye esmer diyorlardı bize. Külliyen yalandı. Ben karaydım. Gobi, benden karaydı. Ferdi karaydı. Domestos karaydı. Zülküf karaydı. Ramazan karaydı. Dilan karaydı. Zülfiye karaydı. Azat vardı bir de. Bize pek benzemiyordu. Çünkü Azat kapkaraydı. Ama en fenası Şener’di. Çünkü o beyazdı. Kimimizin gözleri siyah, kimimizin kahverengiydi. Ama Şener’inkiler yeşildi. Hacca gitmiş komşularımızın dış kapılarına sürdükleri boya gibi yeşil. Hatta türbe yeşiliydi gözleri. Benim beş kardeşim vardı. Gobi’nin dört. Ramazan’ın on iki. Zülfiye’nin dokuz kardeşi vardı. Dilan’ın altı. Azat’ın, bir kısmı üvey annesinden olmak üzere toplam on altı. Ama Allah’ın belası Şener tek çocuktu. Babası maliyede memurdu. Neden bir kardeşi olmadığını bir türlü anlayamıyorduk. Annesi sağdı. Babası sağlıklıydı. Neden dokuz kardeşi daha olmuyordu mesela.” [Kitap alıntı]

sahiden-hikaye

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir