İSTANBUL BU TOPRAKLARIN GİZLİ BAŞKENTİDİR

YENİ ÇIKANLAR – Burhan Sönmez, KuzeyMasumlar  ve İstanbul İstanbul  ile Türkçe edebiyatın içinde kendine yer edinmiş önemli yazarlarımızdan.  Dördüncü kitabı Labirent, İletişim Yayınları etiketiyle okurlarıyla buluştu. İntihar etmek isteyen bir müzisyenin hikâyesini konu edinen Labirent’te geçmişle bugün içiçe geçiyor, toplumsal bellekle kişisel bellek birbirine karışıyor. Kendine has edebi dili ile okura yeni bir dünya kuran, yurt içi ve yurt dışında birçok ödül kazanan Sönmez’le son kitabı”Labirent” ve edebiyat üzerine söyleşi gerçekleştirdik.

Ömür Bayramoğlu  omurbayramoglu@gmail.com

Ana karakter Boratin’in, hafızasını kaybetmesiyle başlayan roman ilerledikçe diğer karakterler de teker teker romana dahil oluyor. Boratin’in hikâyesi nasıl başladı, yazma sürecinde neler yaşadınız?

Yeni her kitapta olduğu gibi, ana fikrin peşinden gitmenin heyecanı, yavaş yavaş ayrıntılara yoğunlaşmaya dönüşür. Her ayrıntıda değişen fikirler, romanın akışını da değiştirir. Bu açıdan, Labirent, yazmayı istediğim roman olarak başladı ve yeni bir roman olarak bitti. Bu iki yan –bir paradoks halinde- iç içe geçer.

Romanda geçmişle bugün içiçe geçiyor. Okur hem Boratin’in geçmişini, hem de kendi vicdanını arıyor. Hatıra, hafıza ve  vicdanın izinin sürüldüğü bir bulmaca olarak değerlendirebilir miyiz “Labirent” i, neler söylersiniz?

Herkes farklı yorumla okuyabilir, ama sizin sorduğunuz soru, benim aklımdan geçenlere yakın. Bunun muhasebesini yazar olarak tabii ki ben yapamam, çünkü yarattığım karakter (Boratin), birçok açıdan benden farklı biri. Ben daha çok onu tanımaya ve onu göstermeye çalıştım, pek çok yerde onunla aynı duygulara sahip olmasam da.

“Labirent”te de diğer kitaplarınızda olduğu gibi karakterleriniz değişik isimlere sahip. Bu isimleri seçme nedeniniz nedir?

Bunun belirgin bir nedeni olduğunu söyleyemem. Sadece, nedenini bilmediğim bir istek bu, her romanda isim yaratmayı  seviyorum.

Bir insanın intiharının başarısız olması ve uyandığında neden intihar ettiğini hatırlamaması yeni bir başlangıç şansı olarak değerlendirebilir mi? Hafıza insanın zindanı olabilir mi?

İşte bunun cevabını bilmiyorum. Siz buna bambaşka bir cevap verebilirsiniz. Ben ise kendi cevabımı makale gibi yazmak yerine, Boratin adındaki birinin cevabını aramaya ve anlamaya çalıştım.

Romanda baskın olarak kullandığınız müzik türü de var; Blues… Buna nasıl karar verdiniz?

Düşünüp farkı tercihler arasından seçmedim blues’u. Daha baştan o vardı zaten. Blues sesi taşıyan bir roman yazmayı eskiden beri istiyor, tasarlıyordum.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti 2011 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’ne değer görünen en genç yazar unvanı sizin. Ödül almak, unvanlar yazı yolunuzu nasıl etkiliyor?

Tek etkisi, herhalde, yazara daha çok çalışma isteği aşılaması. Başka bir etkisi olduğunu sanmıyorum.

Son olarak; İstanbul’un, edebiyatın ve coğrafyamızın durumunu ve romanlarınız üzerlerindeki etkilerini öğrenebilir miyiz?

Gizli başkentler vardır hayatta. İstanbul da bu toprakların gizli başkentidir, hem edebiyatta, hem de sanatın diğer alanlarında. Yollar buraya çıkar. Herkes ona kendini rengini vermeye çalışır. Ben de kendimce öyle yapıyorum.

Burhan Sönmez kimdir?

 

Burhan Sönmez Haymana’da doğdu. İlk ve orta eğitimini Polatlı’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra bir süre avukatlık yaptı. Çeşitli gazete ve dergilerde kültür ve siyaset üzerine yazılar yazdı. Uzun yıllar yurt dışında (Britanya) kaldı.

İlk romanı Kuzey 2009’da yayımlandı. Masumlar 2011’de ve İstanbul İstanbul 2015’te yayımlandı. Labirent (2018) Burhan Sönmez’in dördüncü romanıdır.

Romanları otuz beş dilde yayımlanmaktadır. Sönmez, William Blake’in Cennet ile Cehennemin Evliliği şiir kitabını İngilizceden Türkçeye çevirdi (Ayrıntı, 2016). Masumlar ile, 2011 Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü ve aynı yıl İzmir St. Joseph En İyi Roman Ödülü’nü aldı.

Bir Dersim Hikâyesi (Metis, 2012), Bana Adını Söyle (YKY, 2014) ve Gezi (Almanca, Binooki, 2014) öykü derlemelerine katılan Burhan Sönmez, Bursa Yazın ve Sanat Derneği tarafından verilen 2015 yılı Öykü Onur Ödülü’nün de sahibi oldu.

Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü 2014 yılı seçici kurulu üyeliği yaptı. ODTÜ’de Edebiyat Kuramı ve Roman üzerine dersler verdi. 2017 yılında Vaclav Havel Ödülü’nü aldı. İstanbul İstanbul romanı ile Britanya’da 2018 yılı EBRD Edebiyat Ödülü’nü aldı. PEN Türkiye ve English PEN üyesidir. Uluslararası-PEN yönetim kurulunda yer almaktadır.

Ömür Bayramoğlu hakkında

Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji Bölümünden 1997 yılında mezun olan Ömür Bayramoğlu on altı yıl boyunca yerli ve yabancı sanatçılardan oluşan yüze yakın resim ve heykel sergisinde görsel sanatlar yönetmeni olarak çalıştı. Üç yıldır görsel sanatlardan kopmadan edebiyatla de ilgilenip hikayeler ve romanlar üzerine çalışmalarını sürdürüyor.

Ömür Bayramoğlu tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir