HÜSEYİN KIRAN: MECBUR OLDUĞUM METNİ YAZIYORUM

YENİ ÇIKANLAR – Yazar ve şair Hüseyin Kıran, Mart 2017’de Gergedan Kitabevi’nin salı söyleşilerinin konuğu oldu. Yazar günümüz insanı ve edebiyatın geldiği nokta hakkında çarpıcı, etkileyici bir konuşma yaptı.

Fatma Nuran Avcı  fatmanuranavci@hotmail.com

Hüseyin Kıran söyleşide dünyada duvarın yıkılması ve sosyalizmin çöküşü ile birlikte yaşanan değişimin yeni bir insan olma biçimini ortaya çıkardığını belirtti. Farklı, yeni kavramların peşinde, arzusunu satın alan insan artık daha az okuyor, duyarlılıklarında başkalaşmalar söz konusu, dedi. Ancak memnuniyetsiz, kıstırılmış, sorunlu özellikle yabancılaşmış varlıklar haline gelen insan için endişeliydi yazar. İnsanın doğayı yok etme, kısa ve ucuz biçimde ünlü olma isteği, iktidar iddiası, iktidarın altının boş olması ise temel kaygılarının başlıklarıydı.

“Edebiyat Müdahaledir”

Yazar edebiyatı önemsediğini, müdahale gücüne inandığını belirtirken yazma hırsıyla, doğru tema, sağlam konudan uzaklaşarak yazmayı eleştirdi. Dilin her seferinde keşfedilmesi, duygusal ve edebi içeriğe sahip metinlerin üretiminin gerekli olduğunu söyledi. Dergilerde birbirine benzer öykülerin çokluğu, kahramanın kafasında kamera varmış gibi anlatılan metinlerin teorileri, hedefleri, meseleleri olmadan yazıldığına değindi. Edebiyatın okuyan her insanın bilincine girerek müdahale etmesi konusunda ısrarlıydı.

“İnsan Doğaya Egemen Olan Bir Varlığa Dönüştü”

Zamanımızda tohumlarımızın, tatlı su kaynaklarımızın yok edilişi, insanın diğer canlı türlerine yaklaşımının acımasızlığı yazarın kaygı duyduğu konular arasında. İnsanın kolaylıkları seven, sürekli arzularının peşinde, kendini cazibe merkezinde gören bir varlık haline gelişi onu düşündürüyor. Yazarın sekiz yılı normal, iki yılı ağır şartlarda geçen tutukluluk dönemini anlattığı bölümün sonunda günümüz insanını eleştirmesindeki haklılığı ortaya çıkıyor.

Elbette yazar en iyi bildiğini yazacak. “Resul” de olduğu gibi. Eleştirdiğini, öfkelendiğini yazacak.”Dağ Yolunda Karanlık Birikiyor” da olduğu gibi.

Yazar kitaplarını yazma sürecinden de bahsetti. Yoğun, titiz, ciddi çalışmasını tek cümleyle özetledi söyleşinin sonunda:

“Mecbur olduğum metni yazıyorum.”

Fatma Nuran Avcı hakkında

1966 Aksaray doğumlu. İlk ve ortaokulu Sakarya’da, liseyi Bursa’da okudu. 1989’da Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü’nü bitirdi. Aynı yıl devlet memurluğu görevine başladı, 1993’te ayrıldı. El sanatlarının çeşitli dallarında uğraş verdi. 2012’den bu yana İstanbul’da çeşitli yaratıcı yazarlık atölyelerine katılarak öykü yazmaya başladı. İlk öyküsü ”Beştaş” 2013 yılında Notos Dergisi’nin mayıs haziran sayısında yayınlandı ve 2015 yılında Çukurova öğrencileri tarafından kısa film yapıldı. Öyküleri, kitap tanıtım yazıları, söyleşileri Notos, Lacivert, Edebiyat Nöbeti, Vagon, Edebiyatist, Çoğul, Vagon, Gamlı Baykuş, Roman Kahramanları gibi dergilerde yayınlandı. “Buyurun Beyefendi” adlı öyküm Son Gemi Öykü Seçkisinde yer aldı. Nilüfer Belediyesi 2016 Yaşar Kemal Öykü Yarışması’nda “Son Cevizlik” adlı öykümle birinciliğe layık görüldü. Evli ve bir kız, bir erkek çocuk annesi. İzmir’de yaşıyor.

Fatma Nuran Avcı tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir