HAVAYA KİMYASAL POMPALANIYOR: YİNE DE YÜRÜYELİM Mİ?

YENİ ÇIKANLAR – Sanat Bültenlerinin ikinci edisyonuyla karşınızdayız. Bu edisyonun teması yürümek.  İlk edisyonda cemrenin düşmesini kendimize kılavuz edinmiştik. Artık havalar dışarıda vakit geçirmeye ve daha uzun mesafeleri kat etmeye uygun. Bu nedenle, birbirine uzak sergileri bültene almaktan çekinmiştim. Yine de dikkatli olmakta fayda var, kimi sanat kurumlarında, sergilerde  havaya bir kimyasal pompalanıyor.

Hıdır Eligüzel  hidireliguzel@gmail.com

Ne zaman bir sanat kurumuna, sergiye ya da konuşmaya girsem havada böyle  vanilya kokusunun yaptığı etkiye benzer bir ‘sanat kokusu’ alıyorum. Herkes bir anda güncel sanatın sorunlarını kılcal damarlarına kadar hissetmiş, eserin ve serginin ‘düşünsel’ alt metnini yorumlamış oluyor. Oysa ki, sanat kurumuna gelebilmek için şehrin kendisiyle girişilen mücadeleleri sanat yapıtlarında, sergi alanlarında göremiyoruz.

Yoksa görmek mi istemiyoruz?

Neyse güneş gözlüklerimizi  yanımıza alıp sanat dünyasının karmaşık anlam dünyasına dalabiliriz.  

C.A.M . Galeri, Ayşe Bezenmiş, All of me,  (19.04- 18.05.2019)

UPSD (Uluslararası Plastik Sanatçılar Derneği) tarafindan 2019 yilinin  genc sanatçısı seçilen Ayşe Bezenmiş’ in üçüncü kişisel sergisi “All of me”  C.A.M. Galeri’de izleyici ile buluşuyor.

Kağıt işlerinde kendisini sonsuz bir özgürlük anına olduğunu ifade eden sanatçı, otobiyografik müdahalelerde bulunarak, işlerine kendi gerçekliğini yansıtmayı başarıyor. Kişisel tecrübelerini, dünyanın içinde bulunduğu buhranı ve insana dair pek çok duyguyu  aktarmayı amaçlayan Bezenmiş, düşüncelerini yarı düş yarı gerçek bir fonda bütünlüyor. Bu bağlamda bakınca, eserlerinde zaman ve mekanın özel adlarına ulaşılamasa da zaman ve mekan duygular ve düşünceler üzerinden yeniden adlandırılmaktadır. 

Yumuşak beyaz bir küpün içinde sanatseverlerin duygu durumlarına göre biçimlenecek farklı zaman ve coğrafyalara sürükleyen All of Me, mekanı ve zamanı duyguyla tarif etmenin, nostaljinin denemelerini sunuyor.

Galeri Nev, Ali Kazma, Fınıs Terrae  (12.04 – 11.05.2019)

Ali Kazma son çalışmalarından biri olan Finis Terrae ile  zaman, mekan ve coğrafya üzerine uzun süredir yaptığı araştırmalarına devam ediyor. Finis Terraeaynı zamanda Ali Kazma’nın  karayla denizin buluştuğu noktalardaki doğa ve insan arasındaki etkileşimi ele aldığı “Ultra Marine” projesinin ilk işi. Uzun zamandır obje ve mekanın zaman ile ilişkisiyle ilgilenen Ali Kazma’nın bu kez odağına aldığı deniz fenerlerini, bulundukları bölgenin sosyo-ekonomik yapısı ve tarihi ile ilgili birçok ipucu veren temsiller olarak ele alıyor. Bir yandan kara ve deniz arasındaki geçiş ve sınırları belirleyen, diğer yandan da bu uç noktaları haritada işaretleyen fenerler, yüzyıllar boyunca doğanın en sert koşullarına dayanarak insanların deniz üstünde hareketlerine rehber olmuş, onlara zor koşullarda güvenli geçiş imkanı sağlamışlardır.

Bu bağlamda Finis Terrae, sanatçının özellikle zamana direnen güçlü mekanlara olan ilgisini yansıtan Absence (2011), Safe (2015), North (2017) gibi işlerinin bir devamı olarak da düşünülebilir.

Karşı Sanat Çalışmaları, Kolektif, Omurga (20.04 – 04.05.2019)

İstiklal Caddesi’nin ve  Beyoğlu’nun son yirmi yılda geçirmiş olduğu dönüşüm kentli olamamanın, en yumuşak ifadesiyle halen bir esnaflar cumhuriyeti olduğumuzun kanıtı gibidir.  Bu bakımdan Karşı Sanat’ın İstiklal Caddesi üzerinde bir mekânda karşımıza çıkıyor oluşu oldukça umut vadedici ve Cadde üzerinde kaybedilen mekanları anmak açısından da kıymetli.

Karşı Sanat, Aznavur Pasajı’nın 6. katında bulunan yeni mekânında kolektif bir  sergiyle sanatseverlerin karşısında. dokuz sanatçı ve bir sanat inisiyatifinin katılımıyla gerçekleşen “Omurga” başlıklı sergi, heykel, video, performans, fotoğraf ve enstalasyonlardan oluşuyor. Duygu Deniz Bilgin, Emin Çelik, Emrullah Örünklü, Hina Barlas, Levent Kazgan, M. Cevahir Akbaş, Ozan Ölmez, Rubber Hammer, Yılmaz Bulut sergide eserleriyle yer alan sanatçılar.

Serginin ilk katmanında yer alan beden kavramıyla sanatçılar korunan, sahip olunmak istenen, yakılan, terk edilen ve bir kapatılma mekanı olarak yuva olgusunu birlikte ele alıyorlar.  Diğer katmada yer alan kavram, sergiye de adını veren omurga. Omurga üstüne kapanan  cephenin çatısını, duruşunu ve destek yapısını oluşturan bir sistemdir. Bu bakımdan, omurga sadece bir hiyerarşiler dizimini değil, bir uzlaşımlar ahengini ifade etmektedir.

Ayrıca, İstiklal Caddesi her şeye karşın bir kültür merkezi kılmaya, şehrin belleğini korumaya hevesli sanatçılar olarak, kültürün ve şehrin omurgasında önemli bir mekanı tarif ettiğini anımsamak gerekir. Bu şehri İstanbul’un kültürel omurgasında neler olabilir?

Martchart Project, Kolektif, Dancing into One, (19.04.-18.05. 19)

Martch Art Project’in galeri mekanı dışında gerçekleştireceği ilk sergisi ‘Dancing Into One’ Yuvakimyon Rum Kız Lisesi’nde sanatsevelerin beğenisine sunuluyor. Omurga Sergisi’nde şehrin kendisini anımsatan bu Dancing into One, bu sefer mevcutları değil, olmayanları anımsatması bakımından ilham verici. Biraradalık kavramı üzerinden şekillenen sergi, Ezgi Yıldız’ın küratörlüğünde Tufan Baltalar, Başak Bugay, Oğuz Güdek, Bengü Karaduman, Ozan Ölmez, Doğu Özgün, Deniz Pasha, Sinem Tekin ve Sevil Tunaboylu’nun katılımıyla gerçekleşiyor.

Ezgi Yıldız’ın azınlık mekanlarında gerçekleştirdiği sergilerinden biri olan Dancing into One, sıkça konuşulan bir meseleyi de tartışmaya açıyor.Bir arada mıyız? Kadir Has Üniversitesi Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırması (TSSEA), 12 Aralık 2018 – 4 Ocak 2019 arasında yapılan çalışmada ankete katılanlara kimlerle komşu olmak isteyip istemedikleri sorusu da yöneltilmiş.  Katılımcıların %53’ü eşcinsel, %45’i ise mülteci komşu istemiyor. Ermeni komşu istemeyenlerin oranı %33, Rum komşu istemeyenlerin oranı ise %31.

Bu veriler ışığında Yuvakimyon Rum Kız Lisesi’sinde gerçekleşen sergiyi gezdiğimizde, bu lisenin öğrencilerinin nelerde olduğunu sorabilme cesaretini de göstermek zorundayız. Belki de onların evlerinde oturup dükkanlarında ticaret yapıyoruzdur. Kim bilir?  Biraradalık sözcüğünün, Türk Dil Kurumu’nun sözlüklerinde yer almaması şaşırtıcı değil mi?

Rotada Olanlar

Daire Sanat, Özge Enginöz, Aşk, Hasar, Kusur: Zamanın Kopuşu (18.04– 01.06 2019)

DEPO, Kolektif, Paylaşılan Kutsal Mekânlar (20 Nisan – 14 Temmuz 2019)

Dirimart, Summet Wheat, Arısütü (11.04- 12.052019)

Galeri Feriye, Kolektif, Bilge Koleksiyonu Sergisi (19. 04.- 12.05.2019)

SANATORIUM, Yağız Özgen, Yönergeler (19.04– 19.05.2019)

Steps Istanbul, Kolektif (25-28. 04.19)

The Pill, Mireille Blanc, Spring (27.03.-18.05. 19)

Versus Art Project, Emirhan Eren, Raw (24.04– 01.06.2019)

Hıdır Eligüzel hakkında

Varto'da doğdu. Çocukluğunu İzmir'de geçirdi. Şimdilerde ise İstanbul'da yaşamını devam ettiriyor. Siyaset ve sosyal bilim temelli lisans eğitimine; felsefe, sosyoloji ve sanat ağırlıklı okumalar, çalışmalar eşlik ediyor. Farklı mecralarda şiir, kültür -sanat ve politika metinleri yazıyor.

Hıdır Eligüzel tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir