HALİL HALİT BEY KİMDİR?

YENİ ÇIKANLAR – 1869 se­ne­sin­de An­ka­ra’da dün­ya­ya ge­len Ha­lil Ha­lit Bey, Çer­ke­şî Mus­ta­fa Efen­di’nin to­run­la­rın­dan­dır. De­de­si Os­man Veh­bi Efen­di, ba­ba­sı Hal­ve­tî Şey­hi Çer­ke­şî Mus­ta­fa Efen­di’nin is­te­ği üze­ri­ne An­ka­ra’ya yer­le­şir ve bu­ra­da med­re­se eği­ti­mi alır. An­ka­ra’nın ta­nın­mış ule­ma­sı ara­sı­na gi­ren Os­man Veh­bi Efen­di, dö­ne­min pa­di­şa­hı II. Mah­mud ta­ra­fın­dan bir me­ra­sim­de il­ti­fat gö­rür ve An­ka­ra’da ders ver­di­ği med­re­se­nin ara­zi­le­ri ken­di­si­ne ba­ğış­la­nır.

Ha­lil Ha­lid Bey’in ba­ba­sı Os­man Veh­bi Efen­di’nin oğ­lu Ah­med Re­fi’dir. Ailenin Halil Hâlit’ten başka Osman Vehbi ve Muhittin adında iki oğlu daha vardır.Do­kuz ya­şın­da ba­ba­sı­nı kay­be­den Ha­lil Ha­lit Bey, eği­ti­mi­ni dö­ne­mi­nin Ana­do­lu Ka­zas­ke­ri am­ca­sı Meh­med Tev­fik Efen­di’nin ya­nın­da alır.Kü­çük Aya­sof­ya Med­re­se­si’nde beş yıl eği­tim al­dık­tan son­ra dö­ne­mi­nin en re­vaç­ta eği­tim ku­rum­la­rın­dan bi­ri olan Mek­teb-i Hu­kuk’a gi­rer ve bu­ra­dan me­zun olur (1893).

Gazeteciliğe başlaması

Ha­lil Ha­lit Bey, Ebuz­zi­ya Tev­fik Bey’in mat­ba­asın­da ça­lış­ma­ya baş­lar. Bu­ra­da The Ti­mes ga­ze­te­si­nin bir mu­ha­bi­ri ile ta­nı­şır ve uzun sü­re­dir ak­lın­da olan İn­gil­te­re’ye fi­rar ey­le­mi­ni bu mu­ha­bi­rin yar­dı­mıy­la ger­çek­leş­ti­rir.Halil Hâlit Bey, hafiye takibinin yeniden başlaması üzerine Times muhabiri olan dostu ile tekrar görüşerek İngiltere’ye gitmek için kendisine yardımcı olmasını ister.

İngiltere’ye Gidişi

22 Nisan 1894 tarihinde İngiliz dostunun yardımıyla Rusya’dan İngiltere’ye giden bir yük gemisine binerek İstanbul’dan ayrılır.Buğday yüklü gemiyle yapılan 18 günlük bir yolculuğun ardından 8 Mayıs akşamı Hull şehrine ulaşır.Ha­lil Ha­lit Bey’in Türk­çe­ye Bir Tür­kün Ruz­na­me­si is­miy­le ter­cü­me edi­len ha­tı­ra­tı , Cam­brid­ge Üni­ver­si­te­si’nde gö­re­ve baş­la­dık­tan bir yıl son­ra 1903 se­ne­sin­de The Di­ary of a Turk adıy­la ba­sıl­mış­tır. Sul­tan II. Mah­mud’un, de­de­si Os­man Veh­bi Efen­di’ye ve­ri­len ve ken­di­le­ri­ne mi­ras ka­lan top­rak­la­rın Sul­tan II. Ab­dül­ha­mid yö­ne­ti­mi ta­ra­fın­dan el­le­rin­den alın­mak is­ten­me­si­nin ve bu sü­reç­te İn­gil­te­re’ye kaç­mak zo­run­da kal­ma­sı­nın ver­miş ol­du­ğu his­si­yat­tan kay­nak­la­nan Sul­tan II. Ab­dül­ha­mid yö­ne­ti­mi­ne yö­ne­lik mu­ha­le­fet di­li ha­tı­ra­ta ha­kim­dir.İlk ola­rak 1894 se­ne­sin­de İn­gil­te­re’ye gi­den, kı­sa sü­re­li­ği­ne ge­ri gel­miş­se de tek­rar İn­gil­te­re’ye dö­nen Ha­lil Ha­lit Bey ha­tı­ra­tı­na, ikin­ci gi­di­şi­nin an­la­tı­mı ile son ver­mek­te­dir.

Vefatı

Halil Hâlit Beyin bir süredir müptela olduğu zatürre hastalığı vefatından bir yıl kadar önce iyice artar. Hastalığın son aylarda daha da ağırlaşması üzerine dostu Said Halim Paşa’nın oğlu ve talebesi Mısırlı Halim Bey tarafından sıcak havanın iyi geleceği düşünülerek Kahire’ye götürülür. Ancak hastalık ilerlemeye devam eder. Tedavisine bir müddet hastanede devam edilen Halil Hâlit Bey, durumunun ağırlaşması üzerine memleketine dönmek ister.Doktorlarının da müsaade etmesi üzerine deniz yoluyla İstanbul’a gelir ve bir gün sonra da (29 Mart 1931) vefat eder.Cenazesi 30 Mart 1931 tarihinde Laleli’de ikamet ettiği Harikzedegan apartmanından alınarak Valide Sultan Camii’ne götürülür. Halil Hâlit Bey, burada kılınan cenaze namazının ardından ailesi, dostları, darülfünun hocaları ve talebelerinin katıldığı “sessiz ve alayişsiz” bir törenle Merkezefendi mezarlığındaki aile kabristanına defnedilir.Darülfünun Halil Hâlid Beyin vefatı sebebiyle o gün tatil edilir.

Eserleri

Halil Hâlit Bey’in telif ve tercüme olmak üzere çok sayıda kitap ve makalesi bulunur.Uzun yıllar İngiltere’de kalması ona Batı dünyasını iyice tanıma imkanı sağladığı gibi Osmanlı Devleti ile İslam dünyası aleyhine yapılan çalışmaları da yakından takip etme fırsatını vermiştir. Bu sebeple eserlerinin çoğunda bu konuları işleyerek Osmanlı’ya ve İslam alemine yapılan saldırılara karşı koymaya çalışmıştır.Yerli gazete ve dergilerdeki yazılarının yanında Times başta olmak üzere yabancı yayın organlarına yazdığı makaleleriyle de bu müdafaalarını sürdürür. Halil Hâlid Beyin gerek kendisi gerekse eserleri Osmanlı topraklarının yanında İslam dünyası ve Batı aleminde de ilgi ve heyecanla karşılanır.

Kaynak: Vikipedi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir