GÜNCEL SANAT ÜZERİNE DÜŞÜNME İDMANLARI

 YENİ ÇIKANLAR – Süreyyya Evren işlemeye devam ediyor: Bu sefer de Kırılgan Kitap yeni çıkanlar rafında. Geçen yıl Yakınafrika romanı ile okurun karşısına çıkmıştı.  Evren’in anlatı biçimine ve düşünme tarzına alışık olan okuyucusu için efsun verici, yeni okuru için oldukça şaşırtıcı bir kitaptı.  Gitmediği bir coğrafyayı yazmak, gezmediği bir çarşının ahengini anlatmak; mekânın transferini ve boyutlarını ele aldığı romanının yalnızca bir katmanını oluşturuyor. Diğer katmanlar için okuyucuların kitabı raftan indirmesi gerekiyor.

Hıdır Eligüzel  hidireliguzel@gmail.com

Süreyyya Evren’in yazı dünyasında kendine özgü durduğu katmanlardan biri de sanat eleştirmenliği.  1990’lardan beri, sanat alanında yazılar yazan Evren’in Kırılgan Kitabı Güncel Sanat Üzerine Yazılar alt başlığını taşıyor. Heterotopya Yayınları tarafından basılan kitapta, Evren’in farklı mecralarda yayımlanan sanat yazılarının kronolojik olmayan bir sıra ile derlendiğini görüyoruz. Yazılardan sadece birini kendisi yazmamış durumda, Özge Güneş’in kendisiyle gerçekleştirdiği “1990’larda Sanat Yazarlığı ve Sonrası” röportajı, öncesindeki metinlerin yazarının kendisini ele alması bakımından farklı bir bağlamı tarif ediyor.

Evren’in 1990’lardan itibaren öznesi olduğu sanat camiasının kırılgan meselelerini ele aldığı bu denemelerinde salt sanat eserinin değerlendirilmesini değil, sanat eserinin aracısı olduğu düşünme süreci, yeniden okuma, yorumlama çabalarının bir biri ardına tekrarlandığını görüyoruz.

Kitap yüzeyde birbirinden farklı temaları kendine dert edinen denemelerden oluştuğu sanılabilir.  Kitapta, Evren’in üslubuna uygun şekilde formüle edilen sanatçı portrelerinden, bir zamanlar oldukça yoğunlaştığı Kürt Güncel Sanat tartışmalarından, fuarlar, bienaller ve sergiler arasında kendini var etmeye çalışan Türkiye Güncel Sanat hallerinden, giderek artan bir tema ve yöntem olarak queerleştirmenin olasılıklarından bahsediyor.  Evren herhangi bir meseleyi tek başına odağa almaktan kaçınan bir yazar olarak, kategorize edilen bu denemelerinin hepsine bir diğer kategoriyi imleyecek spotlar sunuyor. Kırılgan Kitap bu haliyle, denemelerin birbirini refere ettiği bütünsel bir metin olarak da okunabilir.

Süreyyya Evren

Kırılgan Kitap, “Mükemmel Bir Komşu Nasıl Kapıyı Açar: İyi Bir Komşuluklar Mahallesinden Dedikodular” başlıklı bir yazı ile başlıyor. 15. İstanbul Bienali çerçevesinde bir projenin içinde değerlendirilebilecek bu yazıda genel kabul gören ‘iyi komşu kötü komşu’ protiplerini biyografik anılarını odağa alarak irdeliyor  ve soruyor ‘İyi Bir Komünar İyi Bir Komşu Mudur?’

“İyi bir komünar nedir? Kime denir? İyi bir yoldaş kimdir? Bu soruların da  devamı bir açıdan iyi bir komşu nedir sorusu. Kristin Ross Paris  Komünü’nün siyasi muhayyilesini ortak/müşterek lüks üzerinden okurken sefaletin  paylaşılmasından  çok herkesin her şeyi en iyisinden pay alacağı bir dünya tasavvurundan söz eder.” [1] 

Evren’in bir tür portre anlatısına girdiği sanatçılar arasında Ayşe Erkmen, Damien Hirst, Şener Özmen, Serhat Kiraz, Yoko Ono, Elmas Deniz, Bashir Barlakov hızlıca sayılabilir. Evren bu sanatçıları konu ettiği, özne kabul ettiği denemelerinde sanatçı portresini bir anlatıya dönüştürmede farklı yöntemler sunmayı başarıyor. Bu denemeler sonrasında  kendimizi mesela Damien Hirst ile tanışmaya hazırlanıyorken bulabiliriz. Evren, tanışıklığın bir süreç ve düşünme biçimi olduğunu anımsatıyor.

Hirst reklamcıları örnek aldığını söylüyor. Olmayan arzuyu yaratma, olmayanı satma ve böylece var olma. Verdiği bir örnek ilginç: Bir  reklama bakıyor ve kadının elbisesi üzerindeki desenle renkleri son derece uyum içinde bir araba fotoğrafı görüyor. Bu halin kadınla arabayı karıştırmamıza yol açtığını gözlüyor. ” Öyle ki,” diyor, “gerçekte kadını  becermek isterken aslında arabayı satın almak istediğini zannetmeye başlıyorsun.” Hirst’ün farkı, bunu düşündükten sonra reklamcılığın hilelerine karşı bir tutum geliştirmeye kalkışmak yerine şu soruyu sorarak yol alması: “Reklamcının burada yaptığını ben sanatla nasıl yaparım?” [2]

Evren’in külliyatının önemli bir parçası olan Kırılgan Kitap’ta “Kürt Meselesi’ne” dair bakış açısını sanat camiası üzerinden okumak mümkün.  Kitapta yer alan dördüncü, beşinci ve altıncı yazılar Kürt güncel sanatına dönük  müdahalelerini içeriyor. Özellikle ‘ Açık Konuş Şener Özmen!’ yazısı, temsil kodlarına ve anlam dünyasına sıkışmış bir sanatçının sanat camiasında görünür olmasına karşın kendisini sürekli anlatma zorunluluğunun ‘fikir durum bozukluğunu’ aktarıyor. Bu ‘fikir durum bozukluğu’ Evren’in yazısında sanatçının kendisinden çok, onu görünür kıldığını düşünen sanat camiasının kendisini tarif ediyor. Mekân, zaman ve politik angajmanlar arasında kalan ‘Kürt’ bir sanatçının kendi temsiliyetinden uzaklaşması, sadece kişisel bir durum olmanın çok ötesi toplumsal bir kitleselleştirme çabası olarak okunabilir.

“İşte bu yüzden doğrudan politiklik değil ama ben’in ifadesi, ben’in dışavurumu önündeki engeller, ben’i kuşatanlar, ben’in kendi kendini hapsedişi mesele. Sanatta başarılı olmuş dillere fazla saygı duyuluyor belki de sanatçılarınca.” [3]

Evren her fırsatta okuyucusundan kadim yanıtlarını sesli şekilde ifade etmesini istemektedir.  14. İstanbul Bienali’ne dönük Avrupalı kaynaklardan gelen eleştirilerde “Neden Suriye [İstanbul Bienali’nde] direkt yok” ve “Neden Kürt Meselesi[İstanbul Bienali’nde] direkt yok” ifadelerine rastlanıldığını aktarıyor.  Bienal’in küratörü  Carolyn Christov-Bakargiev’in bu soruya hazırlıklı olarak hazırladığı ‘işi’ aktararak, meselenin esasında kadim bir tartışmanın çerçevesinde ele alınmasını salık veriyor. Ve zor zamanlarda sanatın ekosisteminin daha da netleştirmemize katkı veriyor.

“Siyaset sanatın dışında bir yerlerde – sanat ile siyaset ancak işaret edilebilir. Sanat ile siyaset yapılabilir mi yapılamaz mı, tartışmasına dönüş.” [4]

Kırılgan Kitap‘ın farklı okuyucu tipleri için değişik alımlama olanakları sunduğunu söylemek mümkün. Uzun bir dönem için Evren’in yazma biçimlerini yakalamak isteyenler olabileceği gibi, bir sanat meselesi hangi formları kullanarak ele alınabileceğini düşünenler için de önemli bir kaynak olarak raftan indirilmeyi hak ediyor. Bir diğer okuyucu grubu da, yazılardaki ‘özel durumları (sanatçıları, sergileri, kavram kullanımını vb.)’  değil de özel durumun tartışılmasına olanak veren ‘kadim soruların’ peşinden gitmek için Kırılgan Kitap’ı çalışma masasına koyacaktır.


[1] Kristin Ross, Ortak Lüks, Paris  Komünü’nün Siyasi Muhayyilesi, çev. Tuncay Birkan (İstanbul: Metis, 2016).

[2] Süreyyya Evren, Ölümünden Hemen Sonra, Damien Hirst, Kırılgan Kitap (İstanbul: Heterotopya Yayınları, 2019) 31-35.

[3] Süreyyya Evren, Bir Kürt Güncel Sanatı Yokmuş, Kırılgan Kitap (İstanbul: Heterotopya Yayınları, 2019) 49-51.

[4] Süreyyya Evren, Zor Zamanlarda Sanat, Kırılgan Kitap (İstanbul: Heterotopya Yayınları, 2019) 131-133.

Hıdır Eligüzel hakkında

Varto'da doğdu. Çocukluğunu İzmir'de geçirdi. Şimdilerde ise İstanbul'da yaşamını devam ettiriyor. Siyaset ve sosyal bilim temelli lisans eğitimine; felsefe, sosyoloji ve sanat ağırlıklı okumalar, çalışmalar eşlik ediyor. Farklı mecralarda şiir, kültür -sanat ve politika metinleri yazıyor.

Hıdır Eligüzel tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir