GALERİLER GENÇ SANATÇILARIN MOTİVASYONUNU ARTIRIYOR MU?

YENİ ÇIKANLAR – Şubat ayında ikinci kişisel sergisi “İZDÜŞÜM” ile beğeni toplayan 1992 doğumlu genç ressam Baki Bodur ile kent ve doğayı birleştirdiği puantalizm ve çizgiselliğin ön planda olduğu resimlerinin çıkış noktası ve özgünlüğü üzerine konuştuk.

Arda Kıpçak  ardakipcak@gmail.com

Baki Bodur kimdir?

1992 Antalya doğumluyum. ATSO Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’ni bitirdikten sonra Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldum. Öğrencilik dönemimde ve mezun olduktan sonra yurtiçi ve yurtdışında çeşitli sergiler ve etkinliklere dahil oldum ve olmaya devam ediyorum. Çalışmalarımı Eskişehir’deki atölyemde sürdürüyorum.  

Resimlerinin çıkış noktası nedir?

Resimlerimde doğa ve kent unsurlarını sentezleyerek soyutlama yapıyorum. Çocukluk dönemim doğa ile iç içe geçti. Bu açıdan Antalya’nın üzerimdeki etkisi oldukça büyük. Doğa her zaman beni rahatlatan ve içinde olmak istediğim bir alan. Şehir ise yaşamın akışında içinde bulunduğum fakat çoğu zaman itici gelebilen bir alan. Fakat resimlerimde yapmak istediğim şey doğa/kent zıtlığını sentezleyerek kentin iticiliğini doğanın rahatlatıcılığı ile dengelemek. Soyutlamalarımda, temel aldığım birim tekrar mantığını, canlı renk kullanımıyla güçlendirerek sentezimi daha etkili kılmayı amaçlıyorum.

Yaratım sürecinde belli bir fikir doğrultusunda hareket ettiğin oluyor mu ?

Yaratım sürecindeki fikirlerim gezip gördüğüm, izlediğim, okuduğum ve en önemlisi yaşadığım şeylerin etkisiyle oluşuyor. Gördüğüm en küçük detay dahî etkili olabiliyor. Kompozisyon, kurgu ve birim tekrar anlayışım etkilendiğim şeylerle harmanlanarak resmimi oluşturuyor diyebilirim.

Sana göre resimlerinin özgünlüğü nerede?

Kent ve doğa sentezinin soyutlamasında birim tekrarın güçlendirici etkisini kullandığımdan bahsetmiştim. Resimlerimin dinamizmi de burada yatıyor. Çizgi ve noktayı çok değerli buluyorum. Kompozisyonlarımı oluştururken bu iki unsurun hem renk hem de biçim açısından oluşturduğu ritmi dengeye oturtmak benim için en önemli kaygı. Her bir noktanın çizgiyle olan ahengi benim için büyüleyici. Resmimin özgünlüğünün burada yattığını düşünüyorum.

Yaptığın çalışmalar içinde bulunduğun sanat ortamından etkileniyor mu peki?

Elbette. Birçok genç sanatçıya göre kendimi daha şanslı buluyorum. İçinde bulunduğum ortam kendimi yaptığım her işte bir adım daha ileriye taşımak için gerekli olan motivasyonu sağlıyor. Bu motivasyon kendimi sürekli yenilememin de anahtarı aynı zamanda. Dolayısıyla, sürekli yaratım halinde olduğunuz bir sanat alanında böyle bir motivasyona sahip olmayı çok değerli buluyorum.

Genç bir sanatçı olarak sanat piyasasında yer almanın zorlukları nelerdir?

Galerilerin genç sanatçılara kısıtlı imkanlar vermesi koleksiyonerlerin ilgisini de etkiliyor. Genç sanatçılar için en önemli nokta galeri ve koleksiyonerlerin hevesi. Bu durumun gelecek sanat kuşağını ve piyasasını etkileyebileceğini ve şekillendirebileceğini düşünüyorum. Galerilerin genç sanatçılara daha fazla yer vermesi ve bu konuda koleksiyonerleri heyecanlandırması genç sanatçıların motivasyonunu artıracaktır.  

Sana ilham veren, beğendiğin, kendine yakın gördüğün sanatçılar kimlerdir?      

Sanatın etkileşimli bir süreç olduğuna inanan biri olarak etkilendiğim bir çok isim var. İçlerinden en belirgin olarak seçebileceğim kişi, Japon sanatçı Yayoi Kusama. Kusama’nın birim tekrar mantığını çok etkileyici buluyorum. Kompozisyonlarını oluştururken doğadan ilham alıyor olması da ayrı bir yakınlık sağlıyor.

Sanatta usta çırak ilişkisine inanıyor musun?

Evet. Bu meslekte usta-çırak ilişkisinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bireysel olarak da Hakan Esmer ile çalışma fırsatı bulmam ve kendisiyle usta-çırak ilişkisine sahip olmamız benim açımdan önemli bir dönüm noktası oldu.

Arda Kıpçak hakkında

1986 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra, lise ve üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. 2004 yılında Hukuk Fakültesine başlayıp, 2010 yılında İstanbul Barosu'na avukat olarak kaydoldu. 2011 yılında İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında yüksek lisansa başladı ve J. D. Salinger’ın eserlerini psikanalitik açıdan incelediği bir tez yazdı. 2013 yılından bu yana İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında doktora yapmaktadır. Kitapçı, Kurşun Kalem, Libido, Düşünbil, 221B, Masa, Vapur ve Varlık dergilerinde öykü ve makaleleri yayımlanmıştır.

Arda Kıpçak tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir