FAZIL SAY: BEN DE BİR AÇIKLAMA BEKLİYORUM

YENİ ÇIKANLAR – Sanatçı Fazıl Say, iptal edilen İstanbul konseriyle ilgili sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulundu.   Kendisinin de bir açıklama beklediğini belirten Say şunları söyledi:

Sevgili dostlar;
1
27 Haziran Enka konserimiz o günkü kötü hava şartları sebebiyle ertelenmişti, bu konser
20 TEMMUZ’DA
ENKA AÇIKHAVA sahnesinde gerçekleşecektir, konserde güzel ve anlamlı sürprizlerimiz de olacaktır, beklerim.
Harbiye Açıkhava hariç tüm konserlerimiz devam etmektedir, bu sezon İstanbul’da planlanan 10 konserimiz olacaktır, bu konserler ile ilgili, hiç bir sorunumuz yoktur
2
İptal edilen HARBİYE AÇIKHAVA konserim ile ilgili yapımcı firma Atlantis’den ben de sizler gibi bir gerekçe açıklaması beklemekteyim. Konserin Eylül ayında Zorlu Center’a alınmasına -iptal sebebi ile ilgili makul bir açıklama ve gerekçe olmadan- pek sıcak bakmıyorum, biz zaten Zorlu’da pek çok kere konser verdik ve de vereceğiz, İstanbul’da konser vermek için yapımcı firma ihtiyacımız yoktur.Sonuçta; Bizim arzumuz güzel bir yaz gecesi konserinde sevenlerimiz ile buluşmaktı…
İçtenlikle

Fazıl Say, ”Ülkemde yaşamak istiyorum ve ülkemde sanatımı yapmak istiyorum” başlıklı ikinci paylaşımındaysa şu ifadelere yer verdi:

Öncelikle, yazacaklarım tamamen şahsi konular değildir.

Önümüzdeki aylarda tepeden tırnağa görüşmeler gerçekleştirerek önümdeki engelleri, önyargıları, yanlış algıları yok etmek istiyorum. Memleketimi çok seven bir insanım ve sanatımı tüm dünyada olduğu gibi kendi ülkemde de icra etmek istiyorum. Benim konserlerimin sadece bir kaçı belediyeler ile gerçekleşiyor.. Önce bu sayının çoğalmasına, yeni ilişkilerin doğmasına, halkla buluşmalarımızda belediyelerin desteğinin artmasına çalışacağım… Bu sayı artmalıdır. Bu önyargı kırılmalıdır. Fazıl Say da bir Türk vatandaşıdır. Benimle konser organizasyonu  için çalışan bir belediye suç mu işlemiş olur? Lütfen, bu yanlışlardan dönelim. Sonra…Üniversitelerde tekrar konserler vermek istiyorum. Yıllardır üniversitelere davet edilmiyorum,.Gençlerle buluşamıyorum. Bu kapıların da ardına kadar açılması için gayret edeceğim. Şansımı tekrar ve tekrar deneyeceğim.

Önümde zor bir süreç var. Bakın, neredeyse tüm kapılar kapalı. Devletin kurumlarında hem yorumcu hem de besteci olarak zaten yıllardır yasaklı gibi bir durumdayım,… Dünyanın en önde gelen kurumlarıyla yılda 100 kere çalışıyorum, ülkemde bu olamıyor. Acı bu.

Bu durum kime ne kazandırdı ki?

En üstten en alt kademelere yayılmış “Fazıl Say defolsun gitsin!” algısına karşı mücadele vereceğim. Çünkü, “Fazıl Say defolsun!” zihniyetinin kimseye bir faydası yok. 81 milyon insanın bir tanesine bile faydası yok. Bu durum , sadece utanç yaratır, tüm dünyada bugüne kadar gördüğü gibi  her seferinde de tepki çeker. Bakın; bir sanatçının hiç bir suçu yokken kovulma aşamasına gelmesi, işlerinin engellenmesi o ülkedeki sanat camiasının da kötü etkilenmesine sebebiyet verir ve diğer tüm sanatsal faaliyetlerin amacını da anlamsızlaştırır. Bu yanlıştır. Bu hatalardan dönelim istiyorum. Tekrar diyalog ve uzlaşı elimi uzatıyorum. Memleketimde sanatımı pürüzsüz icra etmek istiyorum. Burada herkesten de destek bekliyorum. Sonuna kadar Atatürkçüyüm. Bununla gurur duyuyorum .. Düşünceler, duruşlar ve kültürler farklı olabilir. Ama dost olunmayacak diye bir şey yoktur. Gelin bu hatalardan dönelim… Yazımı paylaşalım…

İçtenlikle…

#fazilsay

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir