EMMA WATSON: BEKARLARIN DÜNYASINDA NELER OLUYOR?

YENİ ÇIKANLAR – Sinema yıldızı Emma Watson bekarlığından memnun olduğunu söylediğinde dünyanın da dikkatini bu konuya çekti.

Harry Potter filmlerinin kısa bir süre içinde 30 yaşına girecek olan yıldızı, bu hafta Vogue dergisine konuştuğunda ilişki durumunu ‘kendisini partner olarak gördüğünü’ söyleyerek tanımladı.

Bazı sosyal medya kullanıcıları Watson’ın ifadesiyle ilgili sosyal medyada dalga geçse de diğerleri Watson’a destek çıkarak geleneksel olarak hor görülen bu medeni hâli kamunun önünde savunmasını tebrik etti.

Watson “kendiyle partner” ifadesini yaratarak Twitter’da tartışmaya yol açsa da aslında tek yaptığı son yıllarda büyümekte olan bekarlığa pozitif yaklaşma hareketine bir isim vermek oldu.

Tek kişilik odalar

Bekarlık dünya çapında yaygınlaşıyor.

Araştırma şirketi IORMA 2016 yılında dünyada yalnız yaşayan 330 milyon kişi olduğunu söylüyor. Bu tüm hanelerin yüzde 16’sını oluşturuyor.

2001 yılına göre artış oranı ise yüzde 50.

Bu trend sadece insanların “kendiyle partner olmasındaki artışla” açıklanamayacak olsa da bunun zeminini oluşturmaya yardımcı oluyor.

2018’de Happy Singlehood – The Rising Acceptance and Celebration of Solo Living (Mutlu Bekarlık – Yalnız Yaşamanın Kabul Görmesi ve Övülmesinin Artışı) adlı kitabı yazan Kudüs’teki Hebrew University’den Doç. Dr. Elyakim Kislev bekarlık üzerine araştırmalar yapıyor.

BBC’ye konuşan Kislev, bekarlık trendinin karmaşık bir dizi toplumsal, kültürel ve ekonomik nedenlerden beslendiğini söylüyor.

Kislev “Günümüzde fırsat arayışları ve ekonomik imkanlar açılarından daha özgürüz ve kimse bağlanmak istemiyor” diyor ve ekliyor:

“Ayrıca daha fazla mahremiyet ve kendimizi geliştirmek için daha fazla zaman istiyoruz. Basitçe düzen ve bir ev alıp aile kurmak peşinde değiliz artık.”

İsrailli akademisyenin yanı sıra diğer araştırmacılar da “kendisiyle partner olmak” ile kadınların toplumdaki pozisyonlarının güçlenmesi arasında sıkı bir bağ kuruyor.

Bekar hayat ve değişen aile yapıları üzerine kitaplar yazan University of California’dan sosyal psikolog Bella DePaulo, “Kadınların evlenmek için can attığına ve bunu gerçekleştiremezlerse mahvolduklarına inanılır. Kadınların bir eş bulup yuva kurmak fantezisi kurduğuna inansak da kanıtlar tersini gösteriyor”.

Evliliğin modası geçti mi?

DePaulo, 2018 yılında çöpçatanlık şirketi Match tarafından hazırlanan bir ankete atıfta bulunuyor.

Bu ankette kadınların yalnızca yüzde 20’si evliliği öncelikli gördüklerinden bahsediyordu.

Tek taş hayali sıralamada kendi başlarına yaşamak, kariyer kurmak ve finansal güvenliklerini sağlamaktan sonra geliyordu.

Evlilik dünya çapında azalıyor. BM verilerine göre 1970 yılında doğurganlık çağındaki (15-49 yaş arası) kadınların yüzde 31’i evlenmemişti. Bu sayı 2010’da yüzde 36’ya çıktı ve 2030’ta yüzde 40 olması bekleniyor.

2017 yılında ABD’nin resmi istatistik kurumu ülkede evlenmemiş kişilerin sayısının 110 olduğunu ve bunun 18 yaş üstü nüfusun yüzde 45’ini oluşturduğunu açıklamıştı.

Türkiye’de de her bin kişi başına düşen evlilik sayısı 2005’ten beri geriliyor. O yıl binde 9,37 olan bu oran 2018’de binde 6,8’e düştü. Aynı zaman diliminde, o yıl evlenen kadınların sayısı 641 binden 536 bine, 16-19 yaş arası evlenen kadınların sayısı ise 167 binden 82 bine düştü.

Tabu

Bekarlık trendi küresel olsa da her bölgeye aynı derecede tesir etmiyor.

BM Nüfus Bölümü tek kişilik hanelerin AB’nin yüzde 30’unu, Afrika’nınsa yüzde 3’ünden azını oluşturduğunu belirtiyor.

Elyakim Kislev, dünyadaki pek çok ülkede bekarlığın tabu olduğunu, buna en gelişmiş ülkelerin de dahil olduğunu söylüyor:

“Pek çok ülkede evli olmamak veya partnerinin olmaması sosyal başarısızlık olarak görülüyor ve çoğu kişi bu konuda önyargılara sahip.”

Kislev, “Çok sayıda insan bekarlığı yeni bir partner bulmadan önce zaman geçirilen bir bekleme salonu veya treni kaçırdığınızın bir göstergesi olarak algılıyor” diyor

Önyargılarla mücadele etmek

İsrailli uzman bu nedenle Emma Watson’ın açıklamalarının bekarlığa dair önyargıları yıkmak açısından önemli bir rolü olduğunu anlatıyor:

“Watson’ın açıklaması çok yeni bir şey söylemiyor ama kesinlikle bekarlığın benimsenecek bir toplumsal statü haline gelme ihtimalinin altını çiziyor.

“Hâlâ çok sayıda insan bekarlığı yeni bir partner bulmadan önce zaman geçirilen bir bekleme salonu veya treni kaçırdığınızın bir göstergesi olarak algılıyor.

“Emma Watson hayatın başka bir aşamasına ışık tuttu ve pek çok kişiye, özellikle de evlenmeleri için erkeklere kıyasla daha fazla baskı gören kadınlara bekarlığın eğlence, başarı ve zeka dolu bir hayat anlamına gelebileceğini gösterdi.”

Bekar yaşam üzerine çalışan akademisyenler bekarlığın artışının, siyaset yapıcılar için eğitimden ev ihtiyacına kadar çeşitli konularda çözülmesi gereken yeni meseleler yarattığını söylüyor.

Sonuçta bekarlık yaş demografisiyle de ilgili ve genç nesilleri daha çok ilgilendiriyor.

Örneğin Çin’de 20-24 arası yaş grubu, 200 milyon bekarla en fazla bekarın olduğu yaş grubu.

Çin’de “bekarlıktan onur duymayı” kutlamak için düzenlenen Bekarlar Günü ise dünyanın en fazla alışveriş yapılan günü haline geldi.

Kaynak: BBC Türkçe

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir