Düşsel bir oyuncağı bulup bulup yitirirken

YENİ ÇIKANLAR – Acılara Tutunmak, Ahmet Kaya’nın ilk dönemine ait en iyi albümlerinden biridir. Hasan Hüseyin şiirleri aracılığıyla karanlığa rağmen umut etmeyi telkin eder bizlere.

Balkan Talu  balkantalu@gmail.com

Plaklar tekrar moda oldu, bit pazarına nurlar yağdı, eski güzel albümlerin yeni edisyonları basılmaya başlandı. Bize de bir ferahlama hissi hasıl oldu. Şimdiye kadar takip edebildiklerim arasında Bülent Ortaçgil‘in Benimle Oynar Mısın‘ı, Bulutsuzluk Özlemi’nin Uçtu Uçtu‘su gibi işler var. Şimdi de listeye bu yazının vesilesi olan Ahmet Kaya eklendi. Ahmet Kaya’nın Ağlama Bebeğim ve Acılara Tutunmak albümleri plak olarak basıldı. Bendeniz biraz algıda seçicilik yaparak Acılara Tutunmak‘ı yazacağım sizlere…

Acılara Tutunmak, çünkü bu albümün Ahmet Kaya’nın ilk dönemine dair en iyi albümlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Şöyle ifade edeyim: Çoğu kişinin aslında bildiği üzere Ahmet Kaya’nın iki dönemi var. İlk dönemde, kendisinin de yazdığı sözler dışında, ağırlıklı olarak Hasan Hüseyin Korkmazgil, Nevzat Çelik ve Attila İlhan‘ın şiirlerini besteliyor. İkinci döneme ilişkin ise en çok bilinen işleri tabii ki Yusuf Hayaloğlu‘yla yaptığı işlerdi. Özellikle ilk dönemde en çok Nevzat Çelik’in kişisel öyküsünü de anlattığı Şafak Türküsü, Tutuşur Dizelerim gibi şiirleri üzerinden cunta döneminin ağır cezaevi koşullarıyla empati yapabildi insanlar. İkinci dönem ise ‘İçeriden’ çıkan adam olarak Yusuf Hayaloğlu devraldı bayrağı.

Bir küçük parantez açmak icap ederse; bazı ağır abilerin ikinci dönemi pek sevmediklerini hatırlatmakta fayda var. Ahmet Kaya’nın Yusuf  Hayaloğlu’yla birlikte “lümpen müziği arabesk”e kaydığını, Yorgun Demokrat‘tan, Başım Belada‘dan sonra bozduğunu söylerlerdi. Özellikle Başım Belada, Şu Dağlarda Kar Olsaydım, Olmasaydı Sonumuz Böyle‘den yola çıkarlar (ki özellikle son iki işi çok severim) Hayaloğlu’nun Hani Benim Gençliğim, Adı Bahtiyar gibi (ki Bahtiyar buz gibi Ahmet Kaya’dır artık) şahane işçilikleri pas geçerlerdi. Evet, doğrudur Ahmet Kaya epey bir arabeske kaymıştır ama birincisi, arabesk bir lümpen müziği değildir… İkincisi, Ahmet Kaya arabeskin içine de protest bir damar zerk etmiştir.

Gelin şimdilik Nevzat Çelik’in Şafak Türküsü’nü LP baskısına saklayalım da Hasan Hüseyin Korkmazgil’e bir paragraf açalım. Hasan Hüseyin hakkında şunları yazar Asım Bezirci:

“Hasan Hüseyin gerektikçe değişik kültür verilerinden -masallardan, türkülerden, ağıtlardan, deyişlerden..- ve edebiyat ürünlerinden -Halk Şiiri’nden, Divan Şiiri’nden, Nazım Hikmet şiirinden, hatta İkinci Yeni şiirinden…- yararlanır. Bunlar da yetmezse, kendi mizahçı zekasını kullanır. Özellikle toplumsal karşıtlıklar deşilirken mizah ve yergi yararlı olur… Şairin derin duyarlığı, gür sesi, geniş soluğu, renkli hayali, işlek türkçesi ile diyalektik bir görüş ve insancıl bir bakışa yaslanan hayat ve edebiyat sevgisi, barış ve özgürlük tutkusu, devrim ve bağımsızlık özlemi birbiriyle kaynaşarak etkili bir bileşim meydana getirirler.”

Biz de haddimize pek düşmese de şunu ekleyelim o zaman: Bu bileşim protest müzikteki yerini ilk olarak Ahmet Kaya’da bulmuştur. Hasan Hüseyin’in ve Nevzat Çelik’in  sonradan diğer kuşaklara da aktarılmasını sağlayan besteci ve yorumcu da Ahmet Kaya’dır. Albümden hemen birkaç örnek vereyim, yeter zaten. Amenna, Acılara Tutunmak, Öyle Bir Yerdeyim Ki ve  Güzel Günler başlı başına yeterli örnekler ama bu listede en öne çıkanlar Öyle bir Yerdeyim Ki (Dostum Dostum adıyla bilenler de vardır) ve Acılara Tutunmak oldu.

Acılara Tutunmak ve Öyle Bir Yerdeyim ki, Acılara Tutunmak albümünün iki usta işi şarkısıdır. Hasan Hüseyin gibi Anadolu bilgesi bir ustanın karamsarlığını ve umudunu aynı anda yansıtır. Tıpkı son günlerde olduğu gibi zulümden bunaldığımız halde umudu kaybetmemektir. Bir yanımızın yaprak dökerken diğer tarafımızın bahar bahçe açabilmesidir. Düşsel bir oyuncağı bulup bulup yitirirken hem de…

Balkan Talu hakkında

Balkan Talu, 1978 yılında İstanbul'da doğdu. Çocukluğunun beş senesi Ankara'da, dört senesi Hollanda'da geçti. On yaşından itibaren 'Gazeteci olacağım' diye tutturdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü'nden mezun olduktan sonra Radikal Cumartesi, Hürriyet Gösteri, Nokta, Aktüel gibi gazete ve dergilerde çalıştı. Bilgi Üniversitesi'nde DJ'lik, Nor Radyo'da Zagreb Radyosu adıyla siyasi mizah programı yaptı. Balkan Talu şu anda bir internet sitesinde dış haberler editörü olarak çalışıyor. Kendisine ait obsesif makinist adında bir de sinema eleştirisi sitesi bulunuyor.

Balkan Talu tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir