‘DEĞİŞİK’ BİR UZAY MACERASI

YENİ ÇIKANLAR – Bursa Nilüfer Belediyesi Kent Tiyatrosu oyuncuları arkalarında deneyimli bir ekiple çocukları ve içindeki çocuğu kaybetmemiş yetişkinleri şaşırtacak bir çocuk oyununa imza attı.

Arda Kıpçak  ardakipcak@gmail.com

Umberto Eco’nun Üç Kozmonot isimli masalından ilham alınarak Pelin Temur tarafından yazılan Yeni Dünya: Bir Uzay Macerası insanlığı ve insanlığın teknolojiyle ilişkisini geçmişten günümüze özetleyen, yakın geleceğe yönelik öngörüler ve eleştiriler içeren bir oyun ortaya çıkarmış. Kafalarını kaldırıp gökyüzüne bakan ve yıldızlardan etkilenen saf ve temiz ilk insanlardan, uzaya dair merak ve onu fethetme isteği duyan hırslı ve kibirli insana dönüşüm süreci eğlenceli bir yorumla anlatılmış. İnsanlık tarihini, ilk insanlardan günümüze kadar kısaca aktaran oyun, insanların hırsları ve farklılıklara tahammülsüzlükleri yüzünden dünyayı nasıl yaşanamayacak hale getirdiklerine değiniyor. Oyun çok da uzak olmayan ve olası bir gelecekte yeni bir dünya arayışındaki farklı milletlerden dört astronotun yolculuklarını ve bu yolculuk sırasında karşılaştıkları zorlukları yenmeye çalışırken hırslarından arınıp birlikte hareket etmenin, farklılıkları bir kenara bırakıp birlik olmanın önemini anlamalarını vurguluyor.  

Güray Dinçol yönetmenliğindeki oyun, oyunculuk bakımından Dinçol’un hakim olduğu beden ve uzam kullanımını öne çıkaran fiziksel tiyatroyu temel alıyor. “Okuduğum kısacık bir masalla başladı bu yolculuk,” diyen Dinçol çok etkilendiği Üç Kozmonot masalı için şöyle düşünmüş: “Kısacıktı. Heyecan ve ilham vericiydi. Paylaşılmalıydı, bu hikâye, anlatılmalıydı.” Hikâye anlatıcılığına çok önem veren yönetmenin yönlendirdiği oyuncular rollerinin yanı sıra birer hikâye anlatıcısı. Gizem Bilgen’in dokunuşuyla oyunculuklar fiziksel tiyatronun yanı sıra dans ve performans sanatına yaklaşmış. Sadece bir buçuk ay içinde ortaya çıkarılan oyunun oyuncuları Batuhan Pamukçu (Rus Astronot), Dilara Topuklular (İranlı Astronot), Ferya Soysal (Anlatıcı/Uzaylı), İbrahim Ersoylu (Çinli Astronot) ve Mert Tiryaki’nin (Amerikalı Astronot) performansları ve Kent Tiyatrosu ekibinin emeği göz doldurucu.

İlk insanların yaşadıklarını aktarmak için mağara duvarlarına yaptıkları resimleri herkes bilir. Bu oyunda da aynı mağara resimleri gibi yarım daire şeklindeki bir dekor üzerinde tebeşirle yapılan çizimlerle yeni bir dünya oluşturuluyor. Karatahta şeklinde tasarlanmış bir sahnede, bir yandan rollerini oynarken diğer yandan anlatılanları tebeşirlerle çizerek oyuna görsellik katan oyuncular bu zorlu işin üstesinden gelmişler. Aslında boş bir siyah kutu (black box) olan tiyatro sahnesi, bugünlerde büyük şehirlerde eğitim gören öğrencilerin çok da aşina olmadığı karatahta şeklinde kullanılarak ilk tebeşirin değişiyle bambaşka bir alana dönüşmüş. Bu sayede sinemada görmeye alışık olduğumuz animasyon tekniği de tiyatro sahnesine taşınmış.

Tabii bu başarıda oyunun deneyimli danışmanlarının payı oldukça fazla. Koreografi danışmanı Gizem Bilgen’in etkisi durağan sahneleri hareketlendirmek ve oyuna daha estetik bir yön katmak adına çok yerinde olmuş. Ressam Derya Ülker’in danışmanlığında oyuna hazırlanan oyuncular kısa sürede çizim tekniklerini geliştirerek oyuna görsellik katmayı başarmışlar. Cem Yılmazer hem ışık tasarımıyla karatahtaya renk katarken, hem de sahne dekorunu tasarlamış. Özellikle sahnenin tabanından açılır kapanır platformlar kullanılarak çizimlerle uzay gemisi ve astronot kıyafetine dönüştürülen dekor fikri oldukça etkileyici. Burçak Çöllü’nün ses ve müzikleri, Funda Çebi’nin kostüm ve Pınar Akkuzu’nun maske uygulamasıyla uzay atmosferi başarıyla kurulmuş.

Yeni Dünya: Bir Uzay Macerası, tiyatro ve resmin birlikteliğinde izleyicilere alışık olmadıkları bir deneyim vadediyor.

Arda Kıpçak hakkında

1986 yılında İstanbul'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladıktan sonra, lise ve üniversite eğitimi için İstanbul’a geldi. 2004 yılında Hukuk Fakültesine başlayıp, 2010 yılında İstanbul Barosu'na avukat olarak kaydoldu. 2011 yılında İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında yüksek lisansa başladı ve J. D. Salinger’ın eserlerini psikanalitik açıdan incelediği bir tez yazdı. 2013 yılından bu yana İngiliz Dili ve Edebiyatı alanında doktora yapmaktadır. Kitapçı, Kurşun Kalem, Libido, Düşünbil, 221B, Masa, Vapur ve Varlık dergilerinde öykü ve makaleleri yayımlanmıştır.

Arda Kıpçak tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir