ARA GÜLER’İN ARŞİV KUTULARI MERAKLILARI BEKLİYOR

YENİ ÇIKANLAR – Doğuş Grubunun katkılarıyla ve  Ara Güler’le yapılan işbirliği ile Güler’in doğum günü 16 Ağustos’ta, Eski Bira Fabrikası Bomontiada’da açılan Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi ve Ara Güler Müzesi’nde yer alan “Islık Çalan Adam” adlı sergide ustanın arşivinden fotoğraf, hikâye, video, maket kitaplardan oluşan önemli bir seçki yer alıyor.

Ömür Bayramoğlu  omurbayramoglu@gmail.com

Hazırlık aşamasında arşiv kutularının içinden çıkan ve bu serginin merkezine oturan önemli bir öğe hikâye anlatıcısı Ara Güler. Yirmili yaşlarında yazdığı metinleriyle, fotoğraflarıyla, daha sonraları bir tasarımcı gibi formuyla uğraştığı kitap maketleriyle ve tüm üretimlerinin arka bahçesinden kulağımıza fısıldadığı çığlıkla ortaya koyduğu hikâye anlatıcılığının peşine düşme denemesi Islık Çalan Adam.

Belirli aralıklarla güncellenecek sergi, Ara (Mıgırdıç Ara Derderyan’ın Aile Hikâyesi), Hareketli Görüntünün Peşinde Küçük Adımlar (Lise Dönemlerindeki Yazarlık, Oyunculuk, Tiyatro, Rejisörlük Denemeleri) , Çığlık (Aphrodisias, Nuh’un Gemisi, Nemrut, Kumkapı Balıkçıları Röportajları ve Kahramanın Sonu Filmi), Yüzlerinde Yeryüzü (Ara Güler’in Anadolu’ya Bakışı ve Gezileri), Deli Saraylı (Kentin Hafızası ve Birikimlerin Deli Saraylısı İstanbul),  Göresim Geldi (Ara Güler’in Dünyasını Kuran Çağdaşları), Yeryüzünün İzleri (Zamanının Yaratıcıları), Fotoğraf Üzerine ( Bellek Fotoğrafçılığı), Fotoğrafçı/Muhabir Olarak Tanıklığı (Türkiye’de ve Yurtdışındaki Gazetecilik Deneyimleri) başlıklı bölümden oluşuyor. Sergide ayrıca “Babamın Öyküsü” başlığı altında Ara Güler’in babası ile yaşadığı anı-diyaloğun olduğu bir metin ve “Babil’den Sonra Yaşayacağız” adı altındaki bölüm önemli yer tutmakta.

Sergide en önemli detaylardan biri de, Güler’in ilham aldığı, merak ettiği kişiler ve olaylar için oluşturduğu arşiv kutuları. Kutuların üzerinde ve kenarlarında madde  madde içinde ne varsa el yazısı ile yazılmış.

Sergide yer alan yazıda Ara Güler, mesleğini şöyle anlatmış:

“Etrafımda dönen bir dünya vardır, bu dünyanın içinde bana en duygu verecek, beni en zevklendirecek şey olunca deklanşöre basıyorum. Bir de unutma, ben bir gazeteciyim. Gazeteci olduğum, olayları takip ettiğim için, estetiği az bile olsa çok önemli olduğuna inandığım anın fotoğrafını çekerim. Benim açımdan olay ‘an’ çok önemlidir. Olay kaçmamalıdır. İnsanların fotoğrafçısı olarak insanların sevinçlerini, dramlarını, yaşama tarzlarını,korkularını, insana ait her şeyi kaydetmek istiyorum. Çünkü şuna inanıyorum: Ben kendimi fotoğraf sanatçısı değil, fotojurnalist saydığım için, bence estetikten daha önemli olan dökümantasyonun kendisidir. Yani benim için daha önemli olan insanların dramlarının gelecek asırlara kalmasıdır. Çünkü fotoğraf bir kayıt aracıdır ve bir dram, bir şey anlatmalıdır ki bir netice çıkarabilsin, işte o zaman fotoğraf çekici olur. Biz aslında görsel tarihçileriz. Biz yaşadığımız devri kaydetmekteyiz. Ben kendimi devrini kaydeden bir tarihçi olarak görüyorum, diğer fotoğrafçılar da, hattâ amatörler bile bunu kabul etmeseler de kendi devirlerini kaydetmektedirler. Demek ki biz görsel tarih yazmaktayız.”

Ara Güler kimdir?

Ara, 16 Ağustos 1928’de Beyoğlu Talimhane’deki Ankara Apartmanı’nda doğdu. Daha sonra Şehit Muhtar Caddesi’ndeki Şafak Apartmanı’nda, ardından Tosbağa Sokak’taki Güler Apartmanı’nda yaşadı. Ara ismi, MÖ 800’lerde yaşamış ve Güzel Ara olarak bilinen Ararat Kralı Ara Keğetsig’den gelir. Mıgırdıç olan göbek adı ise Şebinkarahisarlı dedesinden alır. Annesi Verjin Hanım İstanbul’un varlıklı ailelerinden Mısırlı Krikor Efendi’nin kızı, babası Dacat Bey ise “Keşişoğlu” anlamına gelen Derderyan ailesinin 1915’te kalan tek üyesiydi. Babası Dacat Bey, 6 yaşında doğduğu Şebinkarahisar Yaycı Köyü’nden, ailesi tarafından İstanbul’a okumaya gönderildi. Ermenilerin İstanbul’daki ilk eğitim girişimlerinden olan Ortaköy Takmanças okuluna gitti. 1934 yılında Soyadı Kanunu ile ülkede yaşayan herkese öztürkçe soyadı alma zorunluluğu getirilince aile “Derderyan” soyadı yerine “Güler” soyadını aldı. İsimleri Ayşe Türkan Güler, Dacat Güler, Ara Güler olarak değişti.İlk ve orta okul eğitimini Mihitaryan Manastır ve Mektebi’nde (Bugünkü adıyla Pangaltı Lisesi) aldı. Güler Apartmanı’na taşındıkları ilk yıla denk gelen ortaokulun son yılında bir müddet Galatasaray Lisesi’ne devam etti ancak yeniden Mıhıtaryan Mektebi’ne geri dönüp oradan mezun oldu. Lise eğitiminde Getronagan Lisesi’ne devam ettikten sonra İ.Ü. İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü’ne yazıldı. 1968’de Fikret Otyam ve Orhan Peker ile düştükleri Çukurova yollarında Otyam’ım yazıları ve Peker’in çizimlerinin eşlik ettiği Can Pazarı röportajı Cumhuriyet Gazetesi’nde yayımlandı.Bir yıl sonra 1969’da ise Çetin Altan ile İstanbul’un sokaklarında üç hafta sürecek Akşam Gazetesi için yapmış oldukları “Al İşte İstanbul” serisi için fotoğraf çekti. 70’li yılların başında çektiği Picasso, Dali, Chagall fotoğrafları ile ulusal ve uluslararası birçok yayında fotoğraflarına yer verilen Ara Güler, yüzyıla damga vurmuş sanat insanlarının potreleri ile sadece bir fotomuhabirlik başarısı göstermekle kalmamış, portre fotoğraflarında da farklı bir yaklaşım ortaya koymuştur.

Türkiye’nin ilk fotoğraf sanatçısı müzesi olma özelliği olan Ara Güler Müzesi, ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

*Sergi metinleri kaynak olarak kullanılmıştır.

 

Ömür Bayramoğlu hakkında

Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi ve Arkeoloji Bölümünden 1997 yılında mezun olan Ömür Bayramoğlu on altı yıl boyunca yerli ve yabancı sanatçılardan oluşan yüze yakın resim ve heykel sergisinde görsel sanatlar yönetmeni olarak çalıştı. Üç yıldır görsel sanatlardan kopmadan edebiyatla de ilgilenip hikayeler ve romanlar üzerine çalışmalarını sürdürüyor.

Ömür Bayramoğlu tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir