12 Eylül vahşeti Kanlı Postal’da

Sinemaya Yılmaz Güney’le çalışarak adım atan yönetmen Muhammet A.B. Arslan 12 Eylül’de Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananları beyazperdeye aktardığı Kanlı Postal ile 11 Eylül’de sinemaseverler ile buluşuyor. 12 Eylül’de Diyarbakır Cezaevinde yaşanan dramların gerçek hikâyelerini sinemaseverlerle buluşturmaya hazırlanan yönetmen Muhammet Arslan, Kanlı Postal’ı ustası Yılmaz Güney ve dostu Ahmet Kaya anısına beyazperdeye taşıdı.

Darbe döneminin sembolü haline gelen Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananları beyazperdeye taşıyan Kanlı Postal’ın, o dönemde işkenceye maruz kalan mahkûmlarla görüşülerek yazılan senaryosunda karakterlerin gerçek isimler kullanılmış. 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevinde çalışan Yüzbaşı Esat’ın işkence ettiği mahkumları konu alan filme birçok ünlü oyuncu ve yazar destek veriyor.

2012 yılında çekimlerine başlanan filmin senaristi Muhammet A.B. Arslan, aynı zamanda filmin yönetmenliğini de üstleniyor. Yönetmen Arslan, o dönemde yaşanılanları anlatmak için işkence sahnelerinin yoğunlukla kullanıldığı filmin nefret duygusunu körüklemediğini, aksine izleyicinin sinema salonundan kucaklaşarak çıkmalarını beklediğini söylüyor.

Yönetmen Muhammed A.B. Arslan filmi hakkında şunları söyledi: “Bu vahşet yargıya taşınıp cezalandırılmıyorsa ve hala Diyarbakır ötekileştiriliyorsa, biz sinemanın diline, yaşananları taşımayı bir görev sayıyoruz. Bu bir vahşetin ve kabusun Diyarbakır Cezaevi örneğinde 1980 darbesiyle yaşattıklarının gerçeğidir. Kahramanlıkların cesaretle efsaneleştirilerek yeniden doğuşunun sinemasal dilidir. 5 Nolunun komutanı Esat ve komutasındaki asker ve gardiyanlar ile dişlilerin parçaları olan yargı ve komutanların sürece katkıları şaşırtmamalıdır. Bu görev ‘insanım’ diyen her bireyin dünya insanlığına anlatısı olmalıdır. Kanlı Postal adıyla 1980’lerin Diyarbakır Zindanı‘nı tüm gerçeklilikleriyle sinemaya aktardık. 11 Eylül’de tüm halklarımızı gerçekleri görmeye, sinemaya çağırıyoruz. Umarız tüm dünya halklarına emanet ettiğimiz Kanlı Postal en çok ihtiyaç duyduğumuz günlerde barış ve kardeşliğin sembolü olur.”

FİLMİN KONUSU
Esat cezaevinde yüzbaşıdır, darbeden sonra hücreye atılanları terbiye etmekle görevlidir. Mazlum, Sakine, Sofi, Laz Kemal, isyan ateşini yakan dörtler ve daha birçok kişi cezaevinde kalan tutuklulardır. Mahkumlar siyasi görüşleri, inançları yüzünden Esat ve emri altındaki gardiyanlarından ağır işkenceler görürler. İşkence için hücreye kapatılan Mazlum, burada kendini asar, dört arkadaşı da kendilerini canlı canlı yakar. Mahkemede işkencelerin durması talebinde bulunan tutukluların istekleri yerine gelmediğinden tutuklular ölüm orucuna girer ve olaylar büyüyerek devam eder.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir