NEYDİ CEM KARACA’NIN ALAMETİFARİKASI?

YENİ ÇIKANLAR – Facebook’ta görünce gözüme takıldı Cem Karaca’nın ölüm yıldönümüymüş bugün.

Balkan Talu  balkantalu@gmail.com

Hani böyle anket defteri doldurur gibi olacak ama türkiye topraklarında en hayran olduğum, gıpta ettiğim sonra da üzülüp hayıflandığım sanatçıdır Cem Karaca. Muhtşem bir ses olduğu için mi; Hayır! Acayip protest tavrından mı, o da değil. O kuşakta bir tarafta Aşık Mahzuni, Neşet Ertaş, diğer tarafta Ahmed Arif, Nazım Hikmet birikiminden beslenen niceleri oldu. İlk ağızda akla gelenler Edip Akbayram, Selda Bağcan, gibi örnekler olabilir. Ki zaten bu isimler birbirleriyle de akran ve dosttular. Selda Bağcan’ın Moğollar ve Kardaşlar’la kayıtları var.

Edip Akbayram’ın Dostlar Orkestrası’ndan Deniz Salman’ın babası Binali Salman (yıllar sonra yeni düzenlemesinde Deniz Salman da ) Cem Karaca ve Moğollar’la birlikte Obur Dünya’da çaldı. Kurtalan Express’ten Ahmet Güvenç hem Bindik Bir Alamete albümünde hem de Cem Karaca’nın ilk rock operası Safinaz albümünü yapmak için kurduğu Edirdahan grubunda çalmıştı.

Peki neydi Cem Karaca’nın alameti farikası?

O kuşağın içinde özellikle Erkin Koray‘la birlikte ilklerin adamı olmasıdır. Erkin baba bambaşka bir yazı konusu ama bugün Anadolu Pop, Anadolu Rock diye bir lakırdı ediyorsak yaratıcılarından biri Cem Karaca’dır. Türkçe protest rockun da yaratıcılarından biri değildir, direkt yaratıcısıdır. Burada tabi ki özellikle Kardaşlar’daki yol arkadaşı Ünol Büyükgönenç’in katkılarını es geçmek olmaz tabi ama Cem Karaca’nın farkını ortaya koyan da özellikle Dervişan’da yaptığı Tamirci Çırağı, Mor Perşembe, Kerem Gibi, Beni Siz Delirttiniz ve Parka gibi parçalardır.

Diğer alameti farikası nedir?

Sadece iki kelimeyle açıklanabilir bu durum: Özgünlük ve deneysellik ama biz gene de açalım. Yıllar önce Cahit Berkay’la yaptığmız bir söyleşide şöyle bir cümle kullanmıştı: “Artık çok iyi gitar, bateri, bas çalan insan var. Bu artık önemsenmiyor. O gitarla, davulla ne yaptığına bakılıyor.”

İşte o dönemde mesele türkü aranjmanı yapıyor olmak değildi mesela. Herkes yapıyordu zaten. Benim o döneme favori Cem Karaca parçam ise Dadaloğlu’dur. Parçada o bağlama, gitar ve ıklığ ardından da Cem Karaca vokalinin peşpeşe girişini  zihninizde bir yoklarsanız sebebini az buçuk anlarsınız.        

Deneysellik meselesine gelince yaratıcılığı ve müzikaliteyi canlı tutmak adına amatör ruhu hep canlı tuttu Cem Karaca. Farklı şeyler yaratmaktan kaçmak bir yana, tersine bir rivayete göre Kardaşlar grubundan ayrılıp Moğollar’a geçiş sebebi de aranjmanların tekdüzeleşmesi hep aynı bas, ıklığ kompozisyonu üzerine oturmasıydı. Kişisel birkaç favorim arasında İhtarname, Ceviz Ağacı, Raptiye Rap Rap, Sen de Başını Alıp Gitme ve Şah Mat Mı Padişah gibi işler bulunmakta.

Diğerleri az buçuk bilinir ama Bindik bir Alamete Şah Mat mı Padişah mı, benim de anlayamadığım sebeplerden ötürü, gözlerden kaçmış özgün bir iştir. Parçada Yavuz Sultan Selim’le Hatai mahlasıyla yazan Şah İsmail’in hiddetli bir aşık atışmasına şahit oluruz burada.       

Balkan Talu hakkında

Balkan Talu, 1978 yılında İstanbul'da doğdu. Çocukluğunun beş senesi Ankara'da, dört senesi Hollanda'da geçti. On yaşından itibaren 'Gazeteci olacağım' diye tutturdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri Bölümü'nden mezun olduktan sonra Radikal Cumartesi, Hürriyet Gösteri, Nokta, Aktüel gibi gazete ve dergilerde çalıştı. Bilgi Üniversitesi'nde DJ'lik, Nor Radyo'da Zagreb Radyosu adıyla siyasi mizah programı yaptı. Balkan Talu şu anda bir internet sitesinde dış haberler editörü olarak çalışıyor. Kendisine ait obsesif makinist adında bir de sinema eleştirisi sitesi bulunuyor.

Balkan Talu tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir