KALICI ŞİİR NASIL YAZILIR?

Editör 14 Kasım 2017 0
KALICI ŞİİR NASIL YAZILIR?

YENİ ÇIKANLAR – Şairlerin şiir hakkındaki yazıları poetikalarına dahil edilebilir. Tuğrul Tanyol şiirleri kadar çıkardığı dergiler (Üç Çiçek, Poetika), şiir üzerine yazıları ve denemeleriyle son kırk yıla damgasını vuran ve ona verilen ödüllerin kıymetini arttıran bir şair.

Emel Koşar

Şiirin Soyağacı (Kırmızı Kedi Yayınları, İstanbul 2017) şiirsel çağın ruhunu yansıtan, Tuğrul Tanyol’un dönem ve şairler üzerine kaleme aldığı yazılardan meydana gelen bir kitap.

Tanyol’un modern şiirin kırılma noktalarını (I. Yeni, II. Yeni ve 1980 sonrası) ve gelişimini değerlendiren, Yahya Kemal, Nâzım Hikmet, Orhan Veli, Cemal Süreya, Oktay Rifat, Attilâ İlhan, Hilmi Yavuz gibi şairlere değinen yazılarında verdiği örnekler (felsefe, müzik, resim) onun sosyolog kimliğini ve kültürel donanımını da yansıtmakta.

Tanyol Şiirin Soyağacı’nda modern Türk şiirinin gelenek, dil, lirizm, âhenk gibi meselelerini ele alarak şiir tarihine bakışını ortaya koyar.

Tanyol’un merakla ve keyifle okunan yazıları akıcı ve sade diliyle onun denemeciliğimizin ustalarından biri olduğunu kanıtlar.

Tanyol “Şiir Kendi Tarihini Terk Edince” yazısında, şiir tarihine bakışımızı değiştirmemiz gerektiğini savunur. Beş Hececiler’in ve Ahmet Kutsi Tecer’in önemi, şiirimize katkısı (Türkçenin yazı dili olarak oturmasına hizmetleri) üzerinde durur. Şiirde dil, kanon, kuşak, antoloji meselelerini de ele aldığı yazısında modern Türk şiirinin I. Yeni ve II. Yeni’den ibaret olmadığını, Türk şiirini dar bir kalıba sığdırmaya çalışmamamız gerektiğini savunur.siirin soyagaci

Tanyol’un “Şiirde Gelenek Sorunu” yazısı gelenekten faydalanma meselesini ele alan ilk ciddi yazı. Tanyol günümüzde de değerini koruyan adı geçen yazısında eski şiiri yaratan ortamı, kültürü iyi bilen ve bunu içselleştirebilen Nâzım Hikmet, Hilmi Yavuz gibi şairlerin şiirlerinden örnekler vererek onların gelenekten yararlanma, geleneğe eklemlenme biçimlerini gösterir. Tanyol’un “Sudaki Anka”, “Su Kasidesi” ve “Yunus” gibi şiirlerinin söz konusu yazısında savunduğu görüşlerin pratiğe dökülmüş şekli olduğunu söyleyebiliriz.

Tanyol “Şiir Dili” yazısında, çağdaş şiirde konunun ve anlamın önemini  yitirmesi ve şiir dilinin (sözcüklerin uyumu, müziği) konuşma dilinden farklılığı üzerinde durur.

“Gerçek Şair, Gerçek Şiir Okuru Kimlerdir ya da Şiirin Amacı Anlam Değildir’” (İyi Şiir Koalisyonu, Mühür Yayınları, İstanbul 2015) adlı yazısı Tanyol’un poetikası niteliğindeydi. Tanyol’un Şiirin Soyağacı’nda yer alan pek çok yazısı (özellikle “Şiir Dili”) da onun poetikasına dahil edilebilir.

Tanyol’un “Oktay Rifat’ın Şiirine Genel Bir Bakış”  yazısı neredeyse yayımladığı her kitabıyla şiir anlayışını değiştiren, inişleri çıkışları olan Oktay Rifat’ın serüvenini, arayışlarını değerlendiren en yetkin yazılardan biri. Adı geçen yazıda Tanyol’un imge, lirizm, şiirde gelenekle köprü kurma, güzeli yakalayabilme, kalıcı olabilme üzerine görüşlerini de öğreniyoruz.

ŞİİRDEN DAHA ÜSTÜN İDEALLER

Tanyol yazı ve röportajlarında I. Yeni ve II. Yeni’yle birlikte Türk şiir ırmağının yatağından çıktığını 1980’lerde ise 1920’li ve 1930’lu yıllardaki çizgisine geri döndüğünü söyleyerek şiir anlayışını açıklar.

Tuğrul Tanyol’a göre 1970’lerde şiir politize olmuştur. 1970 kuşağı yoktur. Onlar 1960 (Ataol Behramoğlu ve İsmet Özel) kuşağına bağlıdır. Estetik kaygıları yoktur. Şiirden daha üstün idealleri vardır. Onların şiirlerinin hatta şiir kitaplarının isimleri bile birbirine benzer.

Tanyol’a göre eğer buluş yoksa o metin şiir değildir. İmge, şiir için şart değildir. Buluşun imgeyle bir araya geldiği ve sesle desteklendiği noktada şiir meydana gelir. Garip akımı ve 1960-70 kuşakları imgeyi dışlar, İkinci Yeni ise imgeci bir şiirdir.

Tuğrul Tanyol ve Emel Koşar

Tuğrul Tanyol ve Emel Koşar

Tanyol’a göre nasıl bütün besteler on iki notayla yapılıyorsa, aynı sözcükleri farklı şekillerde bir araya getirerek de şiir yazılır. Benzersiz şiirler kalıcı olur. Şiir bir mimaridir. İmgeyi şiir mimarisine oturtmak (ses, anlam, şiir bilgisi) ve şiir öğrencisi olmak (şiir üzerine çalışmak) gereklidir.

Tuğrul Tanyol şiire bakışını ve usta şairlere verdiği önemi yansıtan kitabında şiir çevirisi, şiir antolojileri, şiir-müzik ilişkisi, şairin statüsü, şiirde etkilenme/intihal, şiir eleştirisi gibi konuları ele alır. 1980’li yılların edebî ortamını, 1970’li yıllardaki slogancı şiire niçin karşı çıktıklarını açıklar. Tanyol’un hâlâ değerini ve güncelliğini koruyan söz konusu yazıları -1980’lerden günümüze- bir şiir öğrencisinin (şiir üzerine çalışmanın) ürünü sayılabilir.

Tanyol’un arada anılarına ve anekdotlara yer verdiği şiir yazıları, ders kitabı kadar bilgilendirici olduğu için genç şair ve araştırmacılar için bir hazine değerinde.

CEMAL SÜREYA KİTABIYLA BATTILAR

Tanyol’un şair duyarlığının yanı sıra sosyologluğunun da izlerinin görüldüğü Şiirin Soyağacı’ndaki yazılarda Osmanlı’dan günümüze Türklerin modernleşme süreci şiir üzerinden anlatılır.

Tanyol ve arkadaşlarının 1980’li yıllarda çıkardıkları dergi ve kurdukları yayınevleriyle Cemal Süreya gibi kitabını yayımlatacak yayınevi bulmayan şairlere sahip çıkarak vefa örneği gösterdiklerini biliyoruz. Çizgi Yayıncılık Cemal Süreya’nın Şapkam Dolu Çiçekle kitabının ikinci baskısını yaptığı için batmıştı.

Tuğrul Tanyol Türk şiirinin bir özelliğinin vefa olduğunu söyler. Tanyol’un bir çırpıda okunan, değer verdiği şairleri ve Türk şiirinin temel meselelerini ele aldığı söz konusu yazıları da bir vefa örneği.