İKİ AYRI ‘BEN’İN ÖYKÜSÜ…

Ömür Bayramoğlu 04 Temmuz 2017 0
İKİ AYRI ‘BEN’İN ÖYKÜSÜ…

YENİ ÇIKANLAR – Aksanat, 29 Temmuz 2017 tarihine kadar Merih Akoğul’un küratörlüğünde 23 sanatçı ve bir kollektifin eserlerinden oluşan “Beni Bul”sergisine ev sahipliği yapıyor.

Ömür Bayramoğlu  omurbayramoglu@gmail.com

İnsanın kendisini ifade etmesinin pek çok yolundan biri, hatta en önemlisidir sanat. Sanatçı yaşamla olan ara kesitte yapıtlarını üretir. Otoportre çekmek, aslında sanatçının benliğiyle oynamasıdır. Fotoğrafı çeken ve poz veren kişi aynı noktada buluşur ve sonra da ayrılırlar. Geriye kanıt olarak  yalnızca yapıt kalır. Çeken ve çekilen, yani sanatçı ve objesi aynı karede birleşir. Fotoğrafçıların otoportrelerini çekmeleri, çekecek model bulamamalarından değil, kendi ustalıklarını vereceklerini pozla birleştirip kendi suretleri üzerinden hatırlanmak istemeleriyle ilintilidir. Fotoğrafçının otoportresini sanatında kullanma eylemi bu düşüncenin üzerine kurulmuştur.

Beni Bul” sergisi, farklı fotoğrafik eğilim ve yaklaşıma sahip olan sanatçıların fotoğraf makinelerini iç dünyalarına bedenleri ve suretleri üzerinden doğrulttukları, dünyaya bakış ve algılayışlarını felsefe, psikoloji, sosyoloji ve sanat üzerinden sorguladıkları ve orada bulduklarını fotoğraf üzerinden yorumladıkları işlerin “Beni Bul” başlığı altında bir araya gelmesinden oluşuyor. Özetle fotoğraf sanatı üzerinden sanatçıların kendilerini arayışları ve buluşlarının görsel bir öyküsü ve iki ayrı benin düellosu.

Alexis Petridi, Denge | The Balance, 2012

Alexis Petridi, Denge | The Balance, 2012

*Her sanatçı o gün geldiğinde, yapıtlarında kendisi dışında her şeyi betimlemeye çalıştığını görür. İşte o zaman bir biçimde kendi portresini yapmak için karşı konulamaz bir istek duyar. Hata yaptığı resmin içinde bir figür olarak varlığını göstermeyi seçer. Bu yüzyllar öncesinden günümüze gelinceye kadar hep böyle olmuştur. Jan van Eyck’ın “Arnolfi’nin Evlenmesi” (1434) ve Diego Velâzque’in “Las Meninas” (Nedimeler, 1656) tabloları, erken dönem eserleri olarak ressamların kendilerini resmin bir yerine yerleştirme arzularının üzerine kurulmuştur.

OTOPORTRE NEDİR?

Otoportre konusunda verilen poz ile resmeden sanatçı arasındaki bakış tek bir noktadan gerçekleşir. Kendini göremeyen ressam, varlığını olduğundan daha çok düşünerek resmini tamamlamaya çalışır. Önceki çalışmalarının aksine, nerde duracağını, yani son fırça darbesini ne zaman vuracağını daha iyi bilir. Kendin görebileceği tek nesne ise gerçekle hayal arasında yalan söyleyerek arabuluculuk yapan aynadır. Ressam, burada tek başına satranç oynayan, kendisine karşı hem hamle hem de savunma yapan bir oyuncudan başka bir şey değildir. Otoportre, ressamın resimde kurgulanmış olan “bir başına olma” eylemidir. Otoportre üretimi, bireyin kendini yepyeni koordinatlarla sanat üzerinden bir kez daha var etmesinden ve mitolojilerde sıklıkla yer alan yeniden doğuştan başka bir şey değildir. Otoportrelerde sıklıkla portre ve yüz olmak üzere bedenin bir parçası, farklı malzemeler üzerindeki yansımalar, bırakılan izler ve sanatçının gölgesi yer alır. İfade yüzün sonsuz olanaklarını sergiler, çünkü her mimiğin psikolojik bir karşılığı vardır. Fotoğrafçının kendini yansıtma biçimine göre, izleyici de yapıt karşısındaki duruşunu belirler. Fotoğrafçılar otoportrelerini kendi dünyalarına ait verileri dünya ile paylaşmak adına çekerler. Sanatçının otoportresini çekmesi, aynı zamanda biricikliğini sanata dönüştürerek, tek başına var olabileceğinin de kanıtıdır. Sanatçı, yapıtını üretene  kadar yapayalnızdır ve dünyanın da bunu bilmesini ister.

Gül Ilgaz, Taş ve Ten | Stone and Skin, 2012

Gül Ilgaz, Taş ve Ten | Stone and Skin, 2012

TARİHTEKİ İLK OTOPORTRE

Robert Cornelius’un 1839’da çektiği portresi, fotoğrafta ilk otoportre olarak tarihe geçmiştir. Man Ray, André Kertész gibi dünyaca ünlü fotoğrafçıların sayısız otoportreleri vardır. Ülkemizin otoportre tarihinde, Cumhuriyet döneminin önemli fotoğrafçılarından Othmar Pferschy’in 30’lu yıllara ait otoportreleri ilk örnekler olarak dikkat çekmektedir.

BENİ BUL SERGİSİ SANATÇILARI

Deniz Açıksöz, Burcu Aksoy, Kezban Arca Batıbeki, Sadık Demiröz, Ahmet Elhan, Ahmet Öner Gezgin, H-art Collective, Gül Ilgaz, Hüseyin Işık, Balkan Naci İslimyeli, Ali Kabaş, Çerkes Karadağ, Yonca Karakaş, Şahin Kaygun, Sıtkı Kösemen, Şükran Moral, Yıldız Moran, Levent Öget, Ferhat Özgür, Aleksi Petridi, Erhan Şermet, Rıza Aydan Turak, Cem Turgay, Muammer Yanmaz

Sergi 29 Temmuz’a kadar katılımcıların instagram üzerinden gönderecekleri “selfie”lerle  zenginleşecek.

*Beni Bul sergi kataloğu; metin: Merih Akoğul

beni bul

Ahmet Elhan, Otoporte, 1982