GÖRMENİN ÖZÜNÜ HATIRLATAN BİR SERGİ

Ömür Bayramoğlu 05 Haziran 2017 0
GÖRMENİN ÖZÜNÜ HATIRLATAN BİR SERGİ

YENİ ÇIKANLAR – Arter, John Berger’in  “Görme Biçimleri” eserinden yola çıkarak küratörlüğünü Sam Bardaouil ve Till Fellrath’ın üstlendiği, M.Ö. 1000’den günümüze kadar uzanan 33 sanatçının, resim, heykel, fotoğraf, fotoğraftan ses, film ve yerleştirme 70 eserinin yer aldığı sergiye 13 Ağustos 2017 tarihine kadar ev sahipliği yapıyor.

Ömür Bayramoğlu  omurbayramoglu@gmail.com

John Berger, sanat eleştirisi alanını, profesyonel sanat uzmanlığı alanından, meslekten olmayan izleyicilerin erişebileceği alana yeniden konumlandırmıştır. “Görme Biçimleri”, sanatçıların dünyayı algılayışımızı yeniden şekillendirmek üzere formdan yola çıkarak geliştirdikleri stratejileri araştıran bir sergi. İzleyiciyi Berger’in kılavuzluğunda sanat yapıtıyla bağ kurmaya, aynı zamanda da aşina olduğumuz biçim ve kavramları yenilenmiş görünümler ve anlamlarla bağdaştırmaya davet ediyor.

Sanatçılar “şey”lerin fiziksel niteliklerini, onları belirli şekillerde görmeye koşullanmış bakışımızı özgürleştirme gücüne sahipler. “Görme Biçimleri” sergisi, bu fikre dönmeyi öneriyor ve sanatçılar, gördüklerimizle bildiğimizi düşündüklerimiz arasındaki bağın o kadar basit olmadığını ve görmenin özünde, politik eylem olduğunu bize hatırlatıyor.

SİYASET YÜKLÜ BAĞLAMLAR

Sergilenen yapıtların herbiri yeni bir gerçekliğin belirmeye başlaması için bizi ikinci kez bakmaya çağırıyor ve yapıtların büyük kısmı taşımakta oldukları sanat tarihsel referansların eleştirisini de sunuyor. Çoğunlukla içinde sunuldukları siyaset yüklü bağlamların altını çiziyorlar.

arter gorme bicimleri

Sanat yapıtı ile sergilendiği mekan arasındaki sınırları belirsizleştirdikleri eserleri ile James Turrell, Hans-Peter Feldman, her seferde tek bir izleyiciye açık olup kişiselleşen bir deneyim sunan çalışmaları ile Gustav Metzger, James Casebere’nin objektifinden çıkan gerçeklik algısına sahip fotoğraflar, tuvallerini kitap ve dergi formunda kamufle eden Chris Bond’un eserleri özellikle sanatseverlerin ilgisini çekebilecek yapıtlar.

Sanatçılar: Ghada Amer, Chris Bond, Ulisse Cantagalli, James Casebere, David Claerbout, Jojakim Cortis ve Adrian Sonderegger, Hayri Çizel, Salvador Dali, Hans-Peter Feldmann, Andreas Gursky, Mona Hatoum, Jeppe Hein, Paul ve Marlene Kos, Alicja Kwade, Gustav Metzger, Shana Moulton, Vik Muniz, Grayson Perry, Walid Raad, Edouard Frédéric-Wilhelm Richter, Fred Sandback, Markus Schinwald, Hassan Sharif, Cindy Sherman, Kim Tschang-Yeul, James Turrell, Kara Walker, James Webb, Frederik de Wit ve ismi bilinmeyen sanatçılar.

ARTER SERGIphoto_credit_murat_germen

İNSANLAR ARASINDAKİ İMGE ALIŞVERİŞİ

John Berger’in Görme Biçimleri  kitabı, tarihten bugüne ortaya çıkan farkı görsel temsillerin analizini yaparken daha önce sorulmamış soruları gündeme getirerek, gözümüzü eserlerin farklı yönlerine çekmeye çalışıyor. Öncelikle her şeyin başına gidip, görme eyleminin kendisi üzerine düşündürüyor ve diyor ki; “Görme konuşmadan önce gelmiştir. Çocuk konuşmaya başlamadan önce bakıp tanımayı öğrenir.”

ARTER_ways_of_seeing_exhibit_photo_credit_murat_germen_2017_03

Görme, yaşadığımız dünyayı algılarken bizi etkileyen en önemli şeylerden birisi. Sözcüklerle gördüklerimizi anlatırız ama anlattıklarımız gördüklerimiz ile ilgili düşündüklerimizdir. Berger’e göre düşündüğümüz ve inandığımız şeyler, görme biçimimizi etkiler. Yani aslında hiçbirimiz etrafımızdaki şeyleri tamamen objektif bir gözle görüp algılamıyoruz. Görme aslında gören ve görülen arasında tek taraflı gerçekleşen bir eylem değil. John Berger bu durumu kitabında, “Bir şeyi gördükten sonra, aynı zamanda kendimizin görülebileceğini de fark ederiz. Görüşün iki yanlılığı konuşmaların iki yanlılığından daha baskındır. Çoğu zaman karşılıklı bu görme-görülme işlemini dile getirme çabasıdır. ‘Sizin her şeyi nasıl gördüğünüz’ü benzetmeyle ya da doğrudan açıklama çabanızla, ‘onun her şeyi nasıl gördüğü’nü’ anlama çabanızdır.”

Berger’in burada bahsettiği ‘şey’, insanlar arasındaki imge alışverişidir. Bir eser ne kadar imge yüklü olursa, izleyici sanatçının algılama biçimini o kadar derinden anlamış olur.