BİR BÜLENT ORTAÇGİL SENFONİSİ

Balkan Talu 16 Mayıs 2017 0
BİR BÜLENT ORTAÇGİL SENFONİSİ

YENİ ÇIKANLAR – Bülent Ortaçgil’in Senfonik albümü raflarda nihayet yerini aldı. Albümde ağırlıklı olarak Sen albümünün şarkıları var ama eski şarkılara gidiyor gene insanın kulağı.

Balkan Talu  balkantalu@gmail.com

Bu haftanın en güzel haberlerinden biri Bülent Ortaçgil’den geldi. Bülent Ortaçgil’in Senfonik albümü raflarda yerini aldı. Albümün projesi Ortaçgil’in son albümü Sen‘in lansman konseri sırasında ortaya çıktı. Son yıllarda Sezen Aksu, Bulutsuzluk Özlemi ve Zülfü Livaneli örneklerinde gördüğümüz senfonik konser modasına uyuldu. Bu arada Tabipler Odası’yla da işbirliği yapılarak Harbiye Açıkhava’daki konserin geliri Gaziantep’te öldürülmüş olan doktor Ersin Arslan’ın ailesine bağışlandı.

Albümde tabii ki son dönem şarkılardan ziyade eski şarkılara kulak kesiliyor insan. Bu bağlamda özellikle Benimle Oynar mısın, Gece Yalanları Değirmenler, gene Birsen Tezer’in katılımıyla Çığlık Çığlığa gibi şarkılar ön plana çıkıyor. İnsanın kulağı ise bir Yağmur‘u Bahar Şarkısı‘nı, Bir Eylül Akşamı‘nı aramıyor değil tabii.

26 kişilik bir yaylı grubunun dahil olduğu orkestranın şefliğini son dönemdeki KHK dalgasının hışmına uğrayan eski İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Şefi İbrahim Yazıcı üstleniyor. Ne diyelim  “OHAL onca yıl, valla gayet normal”… Bülent Ortaçgil konsere her zamanki Cem Aksel Erkan Oğur, Baki Duyarlar ve Gürol Ağırbaş kuartetiyle çıkıyor. Bu kurgunun içinde gitarist Barlas Tan Özemek konsere farklı tat ve soluk getiriyor.

“SÖZÜMÜZ BİTİNCE NAZIM’A SIĞINAMADIK”

Bu albümden bahaneyle Ortaçgil hakkında iki kelam etmek gerekirse bireyin şehirli duyarlılıklarını gündeme getiren ilk sanatçılardan biridir. Sonradan bizi kusturan şu kent ozanları tamlamasının altını dolduran ilk isimlerdendir. Şimdi düşünüyorum da zamanında Ada Müzik’in bastığı, benim de epey sevdiğim Kent Ozanları albümünde neden Fikret Kızılok ve Bülent Ortaçgil yoktu acaba?

Kendi sözünü ve bestesini üretmesi, sonradan bir İsveç şiir antoloisinden aldığını itiraf ettiği Yağmur hariç, yani bir tür auteur olması açısından değerlidir. Bu Şarkılar Adam Olmaz şarkısında boşuna dememiştir “Sözümüz bitince Nazım’a sığınamadık” diye.  Bir de tamamen kişisel bir not. Türkiye’nin en iyi söz yazarlarından biridir. Diğerleri de Mazhar Alanson, Nejat Yavaşoğulları, Hüsnü Arkan,  kadın kısmısından da Nazan Öncel‘dir. Hayır, Sezen Aksu demedim. Evet, Nazan Öncel dedim.

Ortaçgil’in şimdiki konumu gözden geçirir hasılayı toplarsak ne elde ederiz peki? Bu aslında Ortaçgil’i sevmeyen nadir arkadaşlarımdan birinin dediğini birebir yazmayayım da şöyle yuvarlayayım: Fazlasıyla Bob Dylan, Leonard Cohen hatta Nick Drake‘e öykünmesi midir mesele? Kendisi de kabul ettiği, hatta bu yüzden yeni albüm yapmaya pek niyetinin olmadığını söylediği için şunu da soralım: Light‘tan sonraki albümlerde neden bir yeknesaklık vardır acaba? Hem de Light, en iyi albümlerinden biri olduğu halde. Güneşin altında söylenmemiş bir şey olmaması mıdır mesele? Ya da aynı dandik tarihi ezberleyip kusuyor olmamız mıdır mevzu? Yoksa Eric Clapton, REM grubu ve Bülent Ortaçgil aynı tükenmişlik sendromuna mı kapıldı? Doğru ya onu da yazmıştı Ortaçgil. “Biz hiç yorulmadık, biz hiç yenilemedik, desem yalan” demişti ama

Oyuna devam da demişti. Ne oldu hep aynı oyun, hep aynı mahalle, hep aynı ülke mi sıktı artık acaba? Merakım budur ey çilekeş okur.