‘BİLİNMEYENLE’ DEĞİL ‘DOSTLAR’LA’ KARŞILAŞMAK!

Balkan Talu 03 Nisan 2017 0
‘BİLİNMEYENLE’ DEĞİL ‘DOSTLAR’LA’ KARŞILAŞMAK!

YENİ ÇIKANLAR – Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu uzun bir zaman sonra tekrar buluştu. Bilinmeyenle Karşılaşmak albümü gene Ruhi Su’nun ayak izlerini takip ediyor.

Balkan Talu  balkantalu@gmail.com

Bu ayın ilk sürpriz güzel işlerinden biri Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu’ndan geldi. Oğur ve Demircioğlu, Zülfü Livaneli albümüne verdikleri Eski Tüfek yorumuyla son albümleri Bilinmeyenle Karşılaşmak isimli albümlerinin işaret fişeğini atmışlardı zaten. Nitekim, aynı türkü Bilinmeyenle Karşılaşmak albümünde de yer alıyor.

RUHİ SU’NUN AYAK İZLERİ

Bilinmeyenle Karşılaşmak ikilinin özellikle Gülün Kokusu Vardı‘yla başlayıp Anadolu Beşik ve Nasip Olsa albümleriyle devam ettirdikleri dalga boyunun bir parçası olarak nitelendirilebilir.  

Albümün artılarına bakarsak, seçilen türkülerin hem kendileri çok güzel hem de iki usta da birikimlerini ortaya koymuşlar. Gülün Kokusu Vardı‘dan beri (1998) bozulmayan ve dokunulmayan bir çizgiden bahsediyoruz burada. Bir öze, yolun başlangıcına dönüş hikayesidir bu silsile aslında. Sadece Erkan Oğur eliyle kopuzun tekrar devreye girmiş olması değildir mesele. Müziğin başladığı andan beri sizi içine alan o çıplaklık ve sadeliğin akıcılığıdır söz konusu olan. Bu noktada tabii ki İsmail Hakkı Demircioğlu’nun Dostlar Korosu geçmişinin de payı var hiç kuşkusuz. Bu yüzden Gülün Kokusu Vardı‘yla başlayıp Bilinmeyenle Karşılaşmak‘la devam eden silsilenin rahatlıkla Ruhi Su’nun ayak izlerini takip ettiğini iddia edebiliriz. Sonuçta bu bağlamda Anadolu beşik repertuarına Zahit Bizi Tan Eyleme‘nin dahil edilmiş olması çok da tesadüf olmasa gerek ya da Gülün Kokusu Vardı‘ya  Mecnunum Leylamı Gördüm‘ün…

Bu albümün alameti farikaları neler? Tamamen kişisel bir yorum olarak ilk kulağa çarpan türkülerden ikisi Eğer Aşkı Seversen ve İşidin Ey Ulular. Nedendir bilinmez, İşitin Ey Ulular‘ın sözleri pek anlamlı geldi şu günlerde:

“Gitti beyler mürveti, binmişler birer atı,
Yediği yoksul eti, içtiği kan olusar.

Yani er gelmiş erden, elini çekmez şerden,
Deccal kopusar yerden, ahir zaman olusar.

Aceb mahluk erişti, göz yummadan dürüştü,
Helal haram karıştı, assı ziyan olusar.”

Diğer bir favorim de bir Elazığ türküsü olan Ahçik. Burada özellikle Elazığ türkülerinde epey ustalaşmış olan Erkan Oğur’un (Bir Ömürlük Misafir‘deki İki Keklik, Çayın Öte Yüzünde ve Mamoş yorumlarını hatırlayınız) imzası epey bir hissediliyor.

Peki bu albümün negatif tarafı nedir? Eski Tüfek ve Gittin Gideli‘ye yazık edilmiş olması mı? Yok değil sanki. Peşinen söyleyeyim, esas mesele Erkan Oğur imzasıyla çıkan herhangi bir iş gördüğümüzde zihnimizde çıtanın yükselmesi. Diğer bir deyişle Bilinmeyenle Karşılaşmak albümünün fazlasıyla tanıdık dokular içermesi. Zira, Erkan Oğur çok katmanlı bir müzisyendir. Türkü de okur füzyon caz da yapar. Gitarındaki perdeleri kaldırmış, sonsuzluğun kapılarını açmıştır. Dinlediğiniz, dinleyeceğiniz katmanlar içinde yepyeni katmanlar açar. Ne demek mi istiyorum benim sevdiğim işlerden biri olan Yazı Tura‘nın soundtrackinde yer alan Aşk-ı Matthias Passion parçasını bir dinleyin. Telvin grubuyla yaptığı işleri alıcı kulakla tekrar bir dinleyin veya Yavuz Çetin’le bir araya geldiği Dünya‘yı… Kopuzu normalde en olmayacak yer olan bir Bülent Ortaçgil albümünün içine sokuşu ve o albümün (Light) Bülent Ortaçgil’in en iyi albümlerinden biri oluşu…

Şimdi bir soru: Biz bu öyküleri illa sadece birbirine paralel, birbirine dokunmayan hikayeler olarak mı okuyacağız? Veya paletteki her rengin değişemez ve değiştirilmesi teklif edilemez tonları mı var? Sarı sadece sarı, kırmızı sadece kırmızı mıdır? Sonsuzlukta gezinmiyor muyuz sonuçta? Ne olur elimize bir spatula alıp şu renklerle az oynasak? Bu yapılmadığı için harcanan türkülerden biri de Ben Meylimi Üç Güzele Düşürdüm türküsü olmuş sanki. İnanmazsanız bu Karacaoğlan türküsünü Rahmi Saltuk’tan dinleyin bir.  

Erkan Oğur bu konuda kendisine en çok güveneceğim ustalardandır. Bu kadar sayıklayıp söylenmem de bu yüzdendir. Arz ederim, affola…