ALEVLİ GÜNLER VE BEKLEYEN CENAZELERİMİZ

YENİ ÇIKANLAR – Alevli Günler oyunu  İstanbul Halk Tiyatrosu  oyuncuları tarafından sahnelenen, söylemleriyle memleketin geldiği hoşgörüsüzlüğü net şekilde yakalayan yılın komedilerinden biri. Aziz Nesin’in meşhur Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz eserine bir tür saygı içeriyor. Irmak Bahçeci’nin yazdığı oyunun yönetmenliğini Yıldıray Şahinler yaparken Cem Davran, Erkan Can, Yıldıray Şahinler, Bahtiyar Engin ve Selin Yeninci oyuncu kadrosunu oluşturuyor.

Hıdır Eligüzel  hidireliguzel@gmail.com

İstanbul Halk Tiyatrosu’nun 2009 yılından beri sahnelediği oyun, inanç özgürlüğü konusuna odaklanmakla birlikte, aynı zamanda farklı toplumsal ve idari kimlikleri nedeniyle ‘ayrımcılığa uğrayan’  tüm bireylerin gündelik yaşamlarında başlarına gelebilecek sıradanlığı aktarıyor. Sıradan olanın hafifliği belki de oyunu yoğunlaştırıyor.

Çocukluktan beri arkadaş olan adamlardan biri ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir. Üniversite Türkoloji profesörü olan hasta adam Şaman inancına uygun olarak öldükten sonra yakılmasını dostlarına vasiyet eder.   Üç kafadardan birisi mahallenin kasabıdır, diğer ise muhasebecisi. Farklı düşünce ve inanç yapılarına sahip olsalar da önceleri çok da ciddiye almadıkları arkadaşının vasiyetini yerine getirmek için tüm şartları zorlamaya karar verirler. Ancak, üç kafadar bürokratik mevzuatın dehlizlerinde kayboldukça düzenin farklı olana yaşam hakkı vermeyen kurgusunu keşfederler. Bir yanda arkadaşlarının kendilerine bıraktığı “ruhunun sonsuza kadar huzur içinde kalabilmesi için yakılması” vasiyeti diğer yandan bireyin tüm yaşamını kuşatan amnezi.

Her şeye karşın, ölü yakılır. Artık ruhu sonsuza dek huzur içinde olan arkadaşlarının vasiyetini yerine getirmenin rahatlığındadırlar.  Oysaki cenaze, halen toplumun vicdanında beklemektedir. Rızasız bahçenin gülü derilemez.  Cenazesi toplumun vicdanında bekleyen kişilerden biri de Hrant Dink’tir. Tam da Alevli Günler oyununda olduğu gibi insanlık toplumun ve bürokrasinin dehlizlerinde kaybolmuş ve 19 Ocak 2007 yılında Agos Gazetesi’nin önünde kurulan pusunun sonunda öldürülmüştür. Cenazenin vicdanlarda kalkmadığını gösterir gibi yüzükoyun düştüğü yerde bir kaldırım taşı tüm toplumun mezar taşı olmuştur.

Attilâ İlhan’ın unutulmaz dizlerini [1] anımsamak gerekir:

“haliç’te bir vapuru vurdular dört kişi
demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
dört bıçak çekip vurdular dört kişi
yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu.”

Hrant Dink’in ölümüne ilişkin çok fazla şey söylendi, yazıldı. Çok fazla gözyaşı döküldü, övgüler de sövgüler de hiç azalmadı ne yazık ki. İlhan’ın dizelerini takip ettiğimizde cinayete ve katile ilişkin sıradan insanın tepkilerini, toplumun vurdumduymazlığını görürüz. Çünkü cenaze kendi evinden kalkmadığı için helvayı tatlı niyetine yiyenlerdir bunlar. Oysaki oyunda Türkoloji profesörünün cenazesinin akıbeti için arkadaşlarıyla giriştiği mücadele temelde bir yurttaş mücadelesidir. Söz konusu olan Şaman bir insanın inancı özelinde, tüm farklı olanların varlığının kabulüne ve haklarına dönük hak arayışıdır. Dink, Malatyalı bir Ermeni olarak bu topraklardaki hoşgörünün ve barışın temsilcisine dönüşüverdi. Belki bu türden bir temsil ilişkisine girmek istemezdi, ancak, kanunlarda da yazdığı gibi, insan öldüğünde cenazeye ilişkin tasarruflar belediyelere kalmaktadır. Yaşayanın hayat standardına çok aldırış etmeseler de ölü beden üzerinden kendini bize anımsatır. Eğer vicdanlarımızda bekleyen cenazeler için gerekli adımları atarsak, ancak o zaman herkes kendini temsil edebilecektir.

İstanbul Halk Tiyatrosu, 2016 yılın Aralık ayında İstanbul Şehir Tiyatrosu sanatçılarından Bahtiyar Engin, Yıldıray Şahinler, Levent Üzümcü, Kemal Kocatürk ve Dolunay Soysert tarafından kurulmuştur.

[1] Attilâ İlhan, Sisler Bulvarı, 1999, ss.31

Hıdır Eligüzel hakkında

Varto'da doğdu. Çocukluğunu İzmir'de geçirdi. Şimdilerde ise İstanbul'da yaşamını devam ettiriyor. Siyaset ve sosyal bilim temelli lisans eğitimine; felsefe, sosyoloji ve sanat ağırlıklı okumalar, çalışmalar eşlik ediyor. Farklı mecralarda şiir, kültür -sanat ve politika metinleri yazıyor.

Hıdır Eligüzel tarafında yazılan tüm yazılar →

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir